Bölge adliye mahkemesinin (BAM), sanığın yokluğunda yapılan bir duruşmada mahkumiyet kararı vermesi, 'yüz yüzelik' ve 'sözlülük' ilkeleri açısından nasıl bir sorun yaratır? Bu durum, CMK'nın hangi hükümlerinin ihlali anlamına gelir?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #57954

Bölge adliye mahkemesinin (BAM), özellikle de duruşma açarak yeniden yargılama yaptığı bir durumda, sanığın yokluğunda mahkumiyet kararı vermesi, ceza muhakemesinin en temel ilkelerinden olan 'yüz yüzelik' ve 'sözlülük' ilkelerini ve bunlara bağlı birçok usul hükmünü ihlal eder. Bu durum, adil yargılanma hakkının özünü zedeleyen ağır bir usul hatasıdır. **Yüz Yüzelik İlkesinin İhlali:** Bu ilke, sanığın, aleyhindeki delillerle ve iddialarla doğrudan yüzleşme, tanıklara soru sorma ve mahkemenin kanaatini bizzat oluşturduğu bir ortamda bulunma hakkını ifade eder. Sanığın yokluğunda yapılan bir duruşmada; - Sanık, aleyhine ifade veren tanıklarla yüzleşemez ve onlara müdafii aracılığıyla soru soramaz. - Bilirkişi raporları gibi teknik delillere karşı doğrudan beyanda bulunamaz. - Mahkeme heyeti, sanığın duruşmadaki tavrını, samimiyetini ve halini gözlemleyerek bir kanaat oluşturma imkanından mahrum kalır. **Sözlülük İlkesinin İhlali:** Bu ilke, yargılamanın yazılı belgeler üzerinden değil, duruşmada sözlü olarak ve tartışılarak yapılmasını gerektirir. Sanığın yokluğu, bu ilkeyi de işlevsiz kılar. Sanık, kendisine yöneltilen suçlamalara ve delillere karşı sözlü olarak savunma yapamaz. **İhlal Edilen CMK Hükümleri:** Bu uygulama, CMK'nın birçok hükmünü ihlal eder: - **CMK m. 191 (Sanığın Duruşmada Hazır Bulunması):** Kural olarak sanığın duruşmada hazır bulunması zorunludur. - **CMK m. 193 (Sanığın Duruşmaya Gelmemesi):** Usulüne göre çağrıldığı halde gelmeyen sanık hakkında zorla getirme kararı verilir. Mahkeme, istisnai haller (sorgusu yapılmışsa ve alt sınırlı suçlarsa) dışında sanığın yokluğunda yargılamayı bitiremez. - **CMK m. 216 (Delillerin Tartışılması):** Sanık, delillerin tartışıldığı bu en önemli aşamaya katılamamış olur. - **CMK m. 216/3 (Son Söz Hakkı):** Hükümden önce son sözün sanığa verilmesi zorunludur. Sanığın yokluğunda bu hak da kullanılamaz. - **CMK m. 147 (Hakların Hatırlatılması):** Duruşmanın başında sanığa hatırlatılması gereken haklar (susma hakkı, müdafi isteme hakkı vb.) hatırlatılamaz. Sonuç olarak, BAM'ın duruşma açtığı bir davada, yasal istisnalar dışında sanığın yokluğunda yargılamayı yürüterek mahkumiyet kararı vermesi, savunma hakkını ve adil yargılanma hakkını temelinden ihlal eden, tek başına mutlak bozma nedeni sayılacak bir usul hatasıdır.