Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun 2017/1426 K. sayılı kararında, mahkemenin direnme kararının 'yeni hüküm' niteliğinde olup olmadığı bir ön sorun olarak tartışılmıştır. Bir direnme kararının 'yeni hüküm' sayılmasının kriterleri nelerdir ve bu nitelemenin, temyiz incelemesini yapacak olan merci (Özel Daire veya Hukuk Genel Kurulu) açısından önemi nedir?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #57941

Bir mahkemenin, Yargıtay Özel Dairesi'nin bozma kararına karşı verdiği 'direnme kararının', aslında 'yeni bir hüküm' olup olmadığı, temyiz incelemesinin usulü açısından hayati bir öneme sahiptir. Bu ayrımın kriterleri ve sonuçları şunlardır: **Direnme Kararının 'Yeni Hüküm' Sayılmasının Kriterleri:** Bir direnme kararı, eğer ilk kararda yer almayan, bozma ilamından sonra yapılan inceleme ve değerlendirmeler sonucunda ortaya çıkan tamamen 'yeni ve farklı gerekçelere' dayanıyorsa veya ilk hükmün kapsamını 'genişletiyor' veya 'daraltıyorsa', bu karar şeklen 'direnme' adını taşısa da, içerik olarak 'yeni bir hüküm' niteliğindedir. Mahkeme, bozmaya uymuş ancak farklı bir sonuca ulaşmış gibi hareket etmektedir. Örneğin, ilk kararda sadece A gerekçesine dayanan mahkeme, bozma sonrası verdiği direnme kararında hem A hem de B gerekçesine dayanıyorsa veya A gerekçesini tamamen terk edip sadece C gerekçesine dayanıyorsa, bu yeni bir hükümdür. **Bu Nitelemenin Temyiz İncelemesi Açısından Önemi:** Bu niteleme, temyiz incelemesini yapacak olan merciyi doğrudan belirler: - **Gerçek Bir Direnme Kararı:** Eğer mahkemenin kararı, ilk kararındaki gerekçe ve sonuçları aynen tekrarlayan, yeni bir unsur içermeyen gerçek bir 'direnme kararı' ise, bu kararı inceleme görevi 'Hukuk Genel Kurulu'na (HGK) aittir. HGK, Özel Daire ile yerel mahkeme arasındaki içtihat uyuşmazlığını çözer. - **Yeni Hüküm Niteliğindeki Karar:** Eğer direnme adı altındaki karar, yukarıdaki kriterlere göre 'yeni bir hüküm' ise, bu karar aslında Yargıtay'ın bozma ilamından geçmemiş, ilk kez temyiz edilen yeni bir karardır. Bu nedenle, bu yeni hükmü inceleme görevi HGK'ya değil, ilgili 'Yargıtay Özel Dairesi'ne aittir. Özel Daire, bu yeni hükmü ilk kez temyizen inceler. Dosya doğrudan HGK'ya giderse, HGK 'ön sorun' olarak bu durumu tespit edip, dosyayı görevli Özel Daire'ye geri göndermelidir. YHGK'nın 2017/1426 K. sayılı kararında, mahkemenin direnme kararındaki gerekçeyi sadece 'genişlettiği', bu durumun yeni hüküm niteliğinde olmadığı ve bu nedenle ön sorun bulunmadığı kabul edilerek işin esasına geçilmiştir. Bu, her gerekçe eklemesinin değil, ancak kararın temelini ve mantığını değiştiren eklemelerin 'yeni hüküm' sayılacağını göstermektedir.