Metinde, 'hakim, soruşturma aşamasında tutuklama veya adli kontrol talebi ile sorguya sevk edilen kişi hakkında lehte veya aleyhte vereceği kararı, şüpheli ve avukatını dinlemeksizin dosya üzerinden veremez' denilmektedir. Bu kuralın, şüphelinin serbest bırakılması gibi 'lehe' bir karar durumunda dahi geçerli olmasının hukuki mantığı nedir? Sorgu yapılmadan şüphelinin serbest bırakılması neden hukuka aykırıdır?
Sorgu yapılmadan şüphelinin dosya üzerinden serbest bırakılması, ilk bakışta şüphelinin lehine bir durum gibi görünse de, ceza muhakemesi usulünün temel ilkeleri ve tarafların hakları açısından hukuka aykırıdır. Bu durumun hukuki mantığı şudur: 1. **Cumhuriyet Savcısının Talebinin Değerlendirilmemesi:** Soruşturma aşamasında sulh ceza hakimliğine sevk, Cumhuriyet savcısının bir talebine (tutuklama veya adli kontrol) dayanır. Savcı, iddia makamı olarak, şüphelinin hürriyetinin kısıtlanması için yeterli nedenler olduğunu düşünerek dosyayı hakime sunmuştur. Hakimin, bu talebi hiç değerlendirmeden, savcının argümanlarını dinlemeden ve şüpheliyi sorgulamadan dosyayı kapatması, savcının talebinin usulüne uygun olarak karara bağlanmaması anlamına gelir. Bu, yargılamanın tarafı olan iddia makamının haklarının ihlalidir. 2. **Yargısal Denetim Görevinin Yerine Getirilmemesi:** Sulh ceza hakiminin bu aşamadaki görevi, savcının talebinin yerinde olup olmadığını denetlemektir. Bu denetim, sadece dosya üzerinden değil, aynı zamanda şüpheliyi bizzat dinleyerek (sorgu yaparak) yapılır. Hakim, şüpheliyi dinlemeden serbest bırakma kararı verdiğinde, bu denetim görevini eksik yerine getirmiş olur. Savcının talebinin neden reddedildiğine dair bir gerekçe, şüphelinin sorgusu ve müdafiin beyanları alınmadan tam olarak oluşturulamaz. 3. **'Sorguya Çekilme' Hakkı ve Yükümlülüğü:** CMK m. 91/6, gözaltına alınan kişinin süre sonunda 'sulh ceza hâkimi önüne çıkarılıp sorguya çekileceğini' emreder. 'Sorguya çekilme', sadece aleyhe karar verilecekler için değil, hakim önüne çıkarılan her şüpheli için bir usuli zorunluluktur. Bu, aynı zamanda şüphelinin, hakkındaki iddiaları ilk kez bir yargı mensubunun yüzüne karşı cevaplama, kendini ifade etme ve masumiyetini anlatma hakkıdır. Dosya üzerinden serbest bırakılma, şüphelinin bu hakkını da kullanmasını engeller. 4. **Hukuki Belirsizlik Yaratma:** Sorgu yapılmadan verilen bir serbest bırakma kararının hukuki dayanağı zayıftır. Savcının bu karara itiraz etmesi (CMK m. 267) halinde, itirazı inceleyecek olan merci, ilk kararın hangi gerekçelerle verildiğini tam olarak anlayamaz. Bu durum, hukuki süreci karmaşıklaştırır. Sonuç olarak, sorgu merasimi, sadece şüpheliyi koruyan değil, aynı zamanda iddia makamının talebinin ciddiyetle ele alınmasını ve yargısal denetimin tam olarak yapılmasını sağlayan çift yönlü bir usuli güvencedir. Bu merasim işletilmeden verilen 'lehe' bir karar dahi, usul kanununa aykırıdır.