Yargıtay 12. Hukuk Dairesi'nin 2015/6149 K. sayılı kararının karşı oy yazısında, 'Kambiyo senetlerinde İİK.’nun 169/a maddesi gereğince dar yetkili icra mahkemesi imza inkarı dışındaki sahtecilik iddiasını inceleyemez.' görüşü savunulmaktadır. Bu görüşün hukuki dayanakları nelerdir ve çoğunluk görüşünden hangi noktada ayrılmaktadır?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #57934

Yargıtay 12. Hukuk Dairesi'nin 2015/6149 K. sayılı kararındaki karşı oy yazısı, icra mahkemesinin yetkilerinin son derece sınırlı ve istisnai olduğu ilkesine dayanmaktadır. Bu görüşün hukuki dayanakları ve çoğunluk görüşünden ayrıldığı noktalar şunlardır: **Karşı Oy Görüşünün Hukuki Dayanakları:** 1. **İİK m. 169/a'nın Sınırlı Sayım (Numerus Clausus) İlkesi:** Karşı oya göre, İİK m. 169/a maddesi, icra mahkemesinde incelenebilecek borca itiraz sebeplerini 'itfa (ödeme)', 'imhal (süre verilmesi)', 'zamanaşımı' ve 'imzaya itiraz' (ki bu da İİK m. 170'de ayrıntılı düzenlenmiştir) olarak sınırlı bir şekilde saymıştır. Bu sayım tahdidi (sınırlayıcı) olup, yorum yoluyla genişletilemez. 'Yazıda sahtelik' veya 'tahrifat' gibi iddialar bu maddede sayılmadığı için, icra mahkemesinin bu konuları inceleme görevi yoktur. 2. **Genel Görev Kuralı:** Karşı oyda atıf yapılan Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararı uyarınca, mahkemelerin görevi kamu düzenindendir ve kıyas veya yorumla genişletilemez. Özel bir kanunda (İİK) bir konuda açık bir düzenleme ve görevlendirme yoksa, o konuya bakma görevi 'genel mahkemelere' (asliye hukuk/ticaret) aittir. İmza inkarı dışındaki sahtecilik iddialarını inceleme görevi de genel mahkemelerindir. 3. **Kanun Koyucunun İradesi:** Karşı oya göre, eğer kanun koyucu icra mahkemesinin sahtecilik iddialarını incelemesini isteseydi, tıpkı imza itirazında olduğu gibi (İİK m. 170), bunun usulünü de ayrıntılı olarak düzenlerdi. Böyle bir düzenleme olmaması, kanun koyucunun bu görevi icra mahkemesine vermediği iradesini göstermektedir. **Çoğunluk Görüşünden Ayrıldığı Nokta:** - **Çoğunluk Görüşü:** Dairenin benimsediği çoğunluk görüşü (içtihat değişikliği sonrası), 'imza inkarı dışındaki sahtelik iddialarının' da özü itibarıyla bir 'borca itiraz' olduğunu ve bu nedenle İİK m. 169/a'nın genel başlığı altına girdiğini kabul eder. Bu yoruma göre, icra mahkemesi bu iddiayı da inceler, ancak ispat külfeti (resmi veya imzası ikrar edilmiş belge ile ispat) ağır olduğu için borçlunun bunu ispatlaması zordur. - **Karşı Oy Görüşü:** Karşı oy ise, 'borca itiraz' kavramını bu kadar geniş yorumlamaz. Maddedeki sayımın sınırlı olduğunu ve 'sahtecilik' gibi karmaşık ve geniş bir inceleme gerektiren bir konunun, dar yetkili icra mahkemesinin görevine girmediğini savunur. Karşı oya göre, bu tür iddialar sadece genel mahkemelerde menfi tespit davasına konu olabilir. Özetle, ayrım, İİK m. 169/a'daki itiraz sebeplerinin 'yorumlanma biçiminden' ve 'icra mahkemesinin görev alanının ne kadar dar tutulması gerektiği' konusundaki farklı yaklaşımdan kaynaklanmaktadır.