HMK m. 20 uyarınca, yetkisizlik kararı üzerine, taraflardan birinin iki hafta içinde başvurarak dosyanın yetkili mahkemeye gönderilmesini talep etmesi gerekir. Yargıtay 22. Hukuk Dairesi'nin 2017/1915 K. sayılı kararında, mahkemenin yetkisizlik kararında bu usulü belirtmemesi neden bir bozma nedeni değil de 'düzeltilerek onama' nedeni olarak görülmüştür?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #57932

Yargıtay 22. Hukuk Dairesi'nin 2017/10760 E., 2017/1915 K. sayılı kararında, yerel mahkemenin yetkisizlik kararında HMK m. 20'deki usulü (iki haftalık başvuru süresi ve dosyanın gönderilmesi prosedürü) belirtmemesi bir 'hata' olarak kabul edilmekle birlikte, bu hatanın hükmün esasına etki eden ve 'yeniden yargılama yapılmasını gerektiren' bir hata olmadığı sonucuna varılmıştır. Bu nedenle karar, bozularak mahkemesine geri gönderilmek yerine, 'düzeltilerek onanmıştır'. Bu yaklaşımın temelinde şu hukuki mantık yatar: 1. **Hatanın Niteliği:** Mahkemenin yaptığı hata, davanın esasına (delillerin değerlendirilmesi, uyuşmazlığın çözümü) ilişkin bir hata değildir. Hata, kararın hüküm fıkrasında yer alması gereken, taraflara yol gösterici nitelikteki bir 'usuli ihtarın' eksikliğidir. Bu eksiklik, kararın özünü veya doğruluğunu etkilemez. Yetkisizlik kararının kendisi, dosya içeriğine göre doğrudur. 2. **Usul Ekonomisi İlkesi:** Eğer Yargıtay, sadece bu eksiklik nedeniyle kararı bozup dosyayı yerel mahkemeye gönderseydi, yerel mahkemenin yapacağı tek şey, aynı kararı hüküm fıkrasına HMK m. 20'deki ihtarı ekleyerek yeniden yazmak olacaktı. Bu, hem zaman kaybına hem de gereksiz masrafa yol açacak, usul ekonomisi ilkesine aykırı bir durum yaratacaktı. 3. **Düzeltilerek Onama Kurumunun Amacı (CMUK m. 438/7):** Yargıtay, kararda tespit ettiği hatanın yeniden yargılama yapılmasını gerektirmeyecek nitelikte olduğuna kanaat getirdiğinde, hükmü düzelterek onama yetkisine sahiptir. Bu yetki, tam da bu türden, kararın esasına dokunmayan, yazımsal veya usuli ihtar eksikliklerini gidermek için öngörülmüştür. Yargıtay, hüküm fıkrasına '...iki hafta içinde başvurulması halinde dosyanın yetkili Bursa İş Mahkemesi’ne gönderilmesine, aksi takdirde davanın açılmamış sayılacağına' şeklindeki ibareyi kendisi ekleyerek, hem hatayı gidermiş hem de yargılamanın gereksiz yere uzamasını önlemiştir. Sonuç olarak, bu tür bir eksiklik, hükmün esastan yanlış olduğu anlamına gelmediği için bir bozma nedeni değil, Yargıtay tarafından doğrudan düzeltilebilecek bir usul hatası olarak kabul edilmiştir.