Bölge adliye mahkemesi, duruşma açılmasına veya açılmamasına yönelik kararını gerekçeli olarak vermek zorunda mıdır? Bu konudaki yasal boşluğa rağmen, 'gerekçeli karar hakkı' ve 'adil/dürüst yargılanma hakkı' ilkeleri açısından bu zorunluluk nasıl temellendirilebilir?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #57931

CMK'da, bölge adliye mahkemesinin (BAM) duruşma açılmasına veya açılmamasına ilişkin kararını gerekçeli olarak vermesi gerektiğine dair açık bir hüküm bulunmamaktadır. Ancak, metindeki yazarın da savunduğu gibi, bu yönde bir zorunluluk, Anayasa'da ve AİHS'de güvence altına alınan temel hak ve ilkelerden kaynaklanmaktadır. Bu zorunluluğun temellendirilmesi şu şekildedir: 1. **Gerekçeli Karar Hakkı (Anayasa m. 141/3):** Anayasa'nın 141/3. maddesi, 'Bütün mahkemelerin her türlü kararları gerekçeli olarak yazılır' hükmünü amirdir. Bu hüküm, sadece nihai kararları değil, yargılamanın seyrini ve tarafların haklarını temelden etkileyen 'ara kararları' da kapsar. Duruşma açılıp açılmaması kararı, yargılamanın dosya üzerinden mi yoksa yüz yüze mi devam edeceğini belirleyen, dolayısıyla savunma hakkının ve delillerin tartışılma biçimini doğrudan etkileyen son derece önemli bir ara karardır. Bu nedenle, Anayasa'nın bu açık hükmü gereği gerekçeli olması gerekir. 2. **Adil/Dürüst Yargılanma Hakkı (AİHS m. 6):** Adil yargılanma hakkı, tarafların mahkemenin karar alma sürecinin rasyonel ve keyfiyetten uzak olduğunu görmelerini gerektirir. BAM, duruşma talebini reddederken veya re'sen duruşma açmamaya karar verirken, neden dosya üzerinden incelemeyi yeterli gördüğünü, neden tanıkları yeniden dinlemeye veya delilleri doğrudan değerlendirmeye ihtiyaç duymadığını makul bir gerekçeyle açıklamalıdır. Gerekçesiz bir karar, keyfi olduğu izlenimi yaratır ve tarafların yargıya olan güvenini sarsar. 3. **Etkili Başvuru ve Kanun Yolu Denetimi:** Her ne kadar bu ara karara karşı doğrudan bir kanun yolu olmasa da, bu kararın gerekçesi, nihai hükme karşı yapılacak temyiz başvurusunda önemli bir argüman oluşturabilir. Taraflar, BAM'ın duruşma açmama gerekçesinin hatalı olduğunu ve bu nedenle yargılamanın eksik yapıldığını Yargıtay önünde ileri sürebilirler. Gerekçenin olmaması, bu denetim imkanını da zayıflatır. Sonuç olarak, CMK'da açık bir düzenleme olmasa da, Anayasa m. 141/3 ve adil yargılanma hakkının genel ilkeleri, BAM'ın istinaf incelemesinin duruşmalı yapılıp yapılmayacağına ilişkin kararını gerekçeli olarak vermesini zorunlu kılmaktadır.