Yargıtay 14. Ceza Dairesi'nin 2016/5320 K. sayılı kararında, sanığın cinsel organını mağdurlara göstermesi eyleminin tek bir fiille hem TCK m. 105 (cinsel taciz) hem de TCK m. 225 (hayasızca hareketler) suçlarını oluşturduğu ve TCK m. 44 (fikri içtima) uyarınca en ağır cezayı gerektiren suçtan hüküm kurulması gerektiği belirtilmiştir. Bu durumda, her iki suçun da mağduru aynı mıdır, yoksa farklı mıdır? Bu ayrım, suçların hukuki konuları açısından nasıl değerlendirilmelidir?
Yargıtay 14. Ceza Dairesi'nin bu kararında benimsenen fikri içtima yaklaşımına göre, eylemin mağdurları farklılaşmaktadır. Bu durum, suçların koruduğu hukuki yararların (hukuki konuların) farklı olmasından kaynaklanır. 1. **Cinsel Taciz Suçunun (TCK m. 105) Mağduru:** Cinsel taciz suçu, 'Kişilere Karşı Suçlar' bölümünde, 'Cinsel Dokunulmazlığa Karşı Suçlar' başlığı altında düzenlenmiştir. Bu suçun koruduğu hukuki yarar, bireyin 'cinsel dokunulmazlığı' ve 'cinsel özgürlüğü'dür. Dolayısıyla, bu suçun mağduru, eylemin doğrudan yöneldiği, cinsel özgürlüğü ihlal edilen 'belirli bir kişi veya kişiler'dir. Karardaki olayda, sanığın cinsel organını gösterdiği mağdurlar, cinsel taciz suçunun mağdurudurlar. 2. **Hayasızca Hareketler Suçunun (TCK m. 225) Mağduru:** Hayasızca hareketler suçu ise, 'Topluma Karşı Suçlar' bölümünde, 'Genel Ahlaka Karşı Suçlar' başlığı altında düzenlenmiştir. Bu suçun koruduğu hukuki yarar, belirli bir bireyin cinsel özgürlüğü değil, soyut bir kavram olan 'toplumun ortak edep ve haya duyguları' veya 'genel ahlak'tır. Bu suçun mağduru, belirli bir kişi değil, soyut olarak 'toplumun kendisidir'. Eylemin aleni bir şekilde işlenmesi, bu toplumsal değeri ihlal eder. **Fikri İçtimanın Gerekçesi:** Sanık, tek bir fiil olan 'cinsel organını alenen gösterme' eylemiyle, hem bu eylemi yönelttiği belirli kişilerin cinsel özgürlüğünü ihlal etmekte (cinsel taciz) hem de bu eylemi aleni bir şekilde yaparak toplumun genel ahlakını zedelemektedir (hayasızca hareketler). Fail, işlediği tek bir fiille, farklı hukuki konuları koruyan iki ayrı suç tanımını ihlal etmiş olur. Bu nedenle, TCK m. 44'teki fikri içtima koşulları gerçekleşir ve fail, bu suçlardan cezası daha ağır olan cinsel taciz suçundan cezalandırılır. Bu ceza verildiğinde, ayrıca hayasızca hareketler suçundan ceza verilmez.