Bir boşanma davasında davalı, süresinde verdiği cevap dilekçesinde yetki itirazında bulunmuştur. Mahkeme, bu itirazı HMK m. 164'e göre 'hadise' şeklinde inceleyip karara bağlamadan tahkikat duruşmasında reddetmiş ve bu ara kararını davalıya tebliğ etmemiştir. Bu usulün, hukuki dinlenilme hakkı (HMK m. 27) açısından yarattığı sorunlar nelerdir? (Yargıtay 2. HD, 2018/7978 K.)
Mahkemenin izlediği bu usul, HMK m. 27'de güvence altına alınan 'hukuki dinlenilme hakkı'nı birden fazla yönden ağır şekilde ihlal eder ve Yargıtay 2. Hukuk Dairesi'nin 2016/18996 E., 2018/7978 K. sayılı kararında da bu ihlallere işaret edilmiştir. Sorunlar şunlardır: 1. **Ön Sorun Hakkında Açıklama ve İspat Hakkının Engellenmesi:** Yetki itirazı, bir 'ilk itiraz' ve 'ön sorun'dur. HMK m. 164, hakimin ön sorunu incelemeye değer bulması halinde, diğer tarafa cevap ve delillerini bildirmesi için süre vereceğini, uyuşmazlık varsa tarafları davet edip dinledikten sonra karar vereceğini düzenler. Mahkemenin, bu usulü işletmeden, yani davalıya yetki itirazına ilişkin delillerini sunma ve sözlü olarak açıklama yapma imkanı tanımadan, tahkikat aşamasında ve yokluğunda bu konuda karar vermesi, davalının yetki konusundaki açıklama ve ispat hakkını elinden almıştır. 2. **Bilgilenme Hakkının İhlali:** Mahkeme, yetki itirazının reddine ilişkin verdiği ara kararını davalı tarafa tebliğ etmemiştir. Bu durum, davalının, yargılamanın önemli bir usuli aşamasının sonuçlandığından ve davanın artık esastan görülmeye devam edeceğinden haberdar olmasını engellemiştir. Davalı, belki de yetki itirazının kabul edileceğini düşünerek yargılamanın sonraki aşamalarını takip etmemiş olabilir. Kararın tebliğ edilmemesi, hukuki dinlenilme hakkının 'bilgilenme' unsurunun açık bir ihlalidir. 3. **Kanun Yoluna Başvuru Hakkının Dolaylı Olarak Engellenmesi:** Yetkisizlik kararları, tek başına kanun yoluna tabi olmasa da, nihai kararla birlikte kanun yolu denetimine götürülebilir. Ancak davalı, yetki itirazının reddedildiğini bilmediği için, nihai hükmü temyiz ederken bu usuli hatayı ileri sürme veya bu konuya odaklanma imkanından da fiilen mahrum bırakılmış olabilir. Özetle, mahkemenin öncelikli olarak çözmesi gereken bir usuli sorunu (yetki itirazı), tarafların katılımını sağlamadan ve kararı tebliğ etmeden, adeta oldubittiye getirerek karara bağlaması, hukuki dinlenilme hakkını temelinden sarsan ve tek başına bozma nedeni olan ağır bir usul hatasıdır.