Yargıtay 10. Ceza Dairesi'nin 2021/14555 K. sayılı kararında, Cumhuriyet savcısınca sanık aleyhine istinaf talebi olmamasına rağmen, bölge adliye mahkemesinin duruşma açmaksızın 'düzeltilerek esastan ret' kararı vererek cezayı artırması bozma sebebi sayılmıştır. Bu durum, ceza muhakemesindeki hangi temel ilkenin ihlalidir ve neden 'savunma hakkının kısıtlanması' olarak kabul edilmiştir?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #57919

Bu durum, ceza muhakemesindeki 'aleyhe bozma yasağı' (reformatio in peius) ilkesinin istinaf kanun yolundaki bir yansımasının ve 'savunma hakkı'nın ihlalidir. 1. **Aleyhe Değiştirme Yasağının İhlali:** Kural olarak, bir hüküm sadece sanık lehine (örneğin sanık veya müdafii tarafından) kanun yoluna götürülmüşse, kanun yolu mercii hükmü sanığın aleyhine olacak şekilde değiştiremez veya bozamaz. Somut olayda, Cumhuriyet savcısı sanık aleyhine istinaf talebinde bulunmamıştır. Bu, cezanın miktarı veya suçun vasfı gibi aleyhe olabilecek hususların istinaf denetimine taşınmadığı anlamına gelir. Buna rağmen bölge adliye mahkemesinin (BAM), kendiliğinden sanığın cezasını artırması, bu temel ilkenin açık bir ihlalidir. BAM, ancak savcının veya katılanın aleyhe bir istinaf başvurusu üzerine cezayı artırabilirdi. 2. **Savunma Hakkının Kısıtlanması:** BAM'ın bu işlemi 'duruşma açmaksızın' yapması, ihlali daha da ağırlaştırmaktadır. Sanık, cezasının artırılması gibi temel bir konuda, duruşmada sözlü olarak savunma yapma, lehe delillerini sunma ve neden daha fazla ceza verilmemesi gerektiğini açıklama imkanından mahrum bırakılmıştır. Bir cezanın artırılması, sanığın hukuki durumunda meydana gelen en ciddi aleyhe değişikliklerden biridir ve bu işlem, sanığa savunma hakkı tanınmadan, dosya üzerinden yapılamaz. Yargıtay'ın bu kararı, BAM'ın 'düzeltilerek esastan ret' (CMK m. 280/1-a) yetkisinin, sanığın aleyhine sonuç doğuracak şekilde kullanılamayacağını göstermektedir. Bu yetki, sadece basit, maddi veya hukuki hataların sanık lehine veya aleyhe sonuç doğurmayacak şekilde düzeltilmesiyle sınırlıdır. Sanığın cezasının artırılması gibi esasa etkili bir değişiklik, ancak aleyhe bir istinaf talebi olması ve CMK m. 280/1-g uyarınca duruşma açılarak sanığa savunma hakkı tanınması koşuluyla mümkündür. Aksi uygulama, Yargıtay kararında belirtildiği gibi 'savunma hakkının kısıtlanması sonucu doğurur' ve bozma nedenidir.