Bir işletme toplu iş sözleşmesi uyuşmazlığında, davalı sendika, şirketin Kocaeli Büyükşehir Belediyesi'nden aldığı hizmet alım ihaleleri nedeniyle çalışanlarının 'ulaşım dahil kamuya sunduğu hizmetlerin tamamında' çalıştığını, bu nedenle grev yasağı bulunduğunu iddia etmiştir. Bu iddia, 'işletme' kavramının sınırlarının belirlenmesi açısından ne gibi zorluklar yaratmaktadır? (YHGK, 2017/1426 K.)

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #57918

Bu iddia, 'işletme' ve 'işletme toplu iş sözleşmesi' kavramlarının sınırlarının belirlenmesi açısından ciddi zorluklar yaratmaktadır. Bu zorluklar, özellikle alt işverenlik (taşeron) ilişkilerinin yaygın olduğu kamu hizmeti alanlarında belirginleşmektedir. 1. **'İşletme'nin Coğrafi ve Fonksiyonel Sınırları:** İşletme toplu iş sözleşmesi, aynı işverene ait ve aynı işkolunda faaliyet gösteren birden fazla işyerini kapsar. Davalı sendikanın iddiası, davacı şirketin işyerlerinin sadece kendi fiziki mekanlarından ibaret olmadığını, asıl işveren olan Kocaeli Büyükşehir Belediyesi'nin hizmet sunduğu tüm birimlerin (mezarlıklar, ulaşım hizmetleri vb.) de fiilen davacı şirketin 'işletmesi' kapsamında değerlendirilmesi gerektiğini savunmaktadır. Bu, 'işletme' kavramını coğrafi sınırlarından koparıp, 'ifa edilen hizmetin niteliğine' göre fonksiyonel olarak genişleten bir yorumdur. 2. **Alt İşveren-Asıl İşveren Ayrımının Belirsizleşmesi:** Bu iddia, grev yasağının uygulanması açısından alt işveren (davacı şirket) ile asıl işveren (Belediye) arasındaki hukuki ayrımı belirsizleştirmektedir. Normalde grev yasağı, hizmetin sunulduğu işyeri ve işin niteliğine göre belirlenir. Eğer belediyenin yürüttüğü şehir içi ulaşım hizmetinde grev yasağı varsa, bu yasak o hizmeti fiilen yürüten alt işveren işçilerini de kapsar. Sendikanın iddiası, bu yasağın, alt işverenin hizmet vermediği diğer işyerlerini de (örneğin sadece park-bahçe işi yapan birimlerini) kapsayan 'işletme toplu iş sözleşmesi' yetkisinin tamamını etkilemesi gerektiği yönündedir. 3. **Yetki Tespiti Anı ve Sonraki Değişiklikler:** Bir diğer zorluk, yetki tespiti yapıldığı andaki işyeri ve işçi sayısı ile toplu iş sözleşmesi görüşmeleri sırasında alınan yeni ihalelerle işletmenin kapsamının değişmesidir. Davalı sendika, yetki tespiti sonrası alınan ve grev yasağına tabi hizmetleri içeren ihalelerin de TİS sürecinin tamamını etkilemesi gerektiğini savunarak, işletmenin dinamik ve değişken yapısına vurgu yapmaktadır. Bu zorluklar, mahkemenin, yetki tespitine konu işyerlerinin sadece kağıt üzerindeki adres ve sicil numaralarına göre değil, fiilen hangi işlerin nerede, kimin (asıl işveren) adına yapıldığını da detaylı bir şekilde (keşif, ihale belgeleri, işçi listeleri, şirket ana sözleşmesi vb. ile) araştırmasını zorunlu kılmaktadır. (YHGK, 2015/2170 E., 2017/1426 K.)