5188 sayılı Kanun'un 15. maddesi, görevleri sırasında zarar gören özel güvenlik görevlilerine 'iş sözleşmesinde veya toplu iş sözleşmesinde belirlenen miktar ve esaslar çerçevesinde tazminat' ödeneceğini belirtmektedir. Bu hüküm, işveren açısından bir 'kusursuz sorumluluk' hali mi yaratır, yoksa işverenin sorumluluğu genel hükümlere mi tabidir? Açıklayınız.

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #57908

5188 sayılı Kanun'un 15. maddesindeki düzenleme, işveren açısından özel bir sorumluluk hali yaratmaktadır ve bu sorumluluk, 'kusursuz sorumluluk' hallerinden olan 'tehlike sorumluluğu' veya işverenin işçiyi gözetme borcunun (TBK m. 417) ağırlaştırılmış bir yansıması olarak yorumlanabilir. Normal şartlarda, işverenin iş kazasından doğan sorumluluğu, iş sağlığı ve güvenliği önlemlerini almada bir 'kusuru' olup olmadığına göre belirlenir. Ancak, özel güvenlik görevinin doğası gereği içerdiği yüksek risk (saldırıya uğrama, terör eylemine maruz kalma vb.) göz önüne alındığında, kanun koyucu bu özel hükmü getirmiştir. Maddede, tazminat ödenmesi için işverenin bir kusurunun bulunması şartı aranmamıştır. Sadece özel güvenlik görevlisinin 'bu kanunda yazılı görevleri yerine getirirken' yaralanması veya ölmesi, tazminatın doğması için yeterli kabul edilmiştir. Bu durum, işveren için bir tür 'kusursuz sorumluluk' hali yaratır. İşveren, özel güvenlik hizmeti sunarak bir risk alanı yaratmakta ve bu riskin sonuçlarından, kusuru olmasa dahi, en azından sözleşmede belirlenen miktarla sorumlu tutulmaktadır. Bu, TBK m. 71'de düzenlenen 'tehlike sorumluluğu' ilkesine paralel bir yaklaşımdır. Tehlike sorumluluğunda, önemli ölçüde tehlike arz eden bir işletmenin sahibi, bu işletmenin faaliyetinden doğan zararlardan, bir kusuru olmasa bile sorumlu olur. Dolayısıyla, 5188 sayılı Kanun m. 15, genel hükümlere (kusur sorumluluğu) bir istisna getirerek, özel güvenlik görevlisini korumak amacıyla, işverene, görevin içerdiği risk nedeniyle, sözleşmede belirtilen sınırlar dahilinde, objektif (kusursuz) bir sorumluluk yüklemektedir. Görevlinin, işverenin kusuruna dayanarak genel hükümlere göre daha fazla tazminat talep etme hakkı ise saklıdır.