Bir davalı, cevap dilekçesinde hem yetki itirazında bulunmuş hem de birden fazla yetkili mahkeme olasılığına karşı kendi seçtiği mahkemeyi bildirmiştir. Mahkeme, yetkisizlik kararı verirken, davalının gösterdiği mahkemeyi değil, kendi tespit ettiği başka bir yetkili mahkemeyi gösterebilir mi? HMK m. 19/3 hükmünü yorumlayınız.

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #57907

Bu sorunun cevabı, yetkinin kesin olup olmamasına göre değişir. 1. **Yetkinin Kesin Olmadığı Haller:** HMK m. 19/2, yetkinin kesin olmadığı davalarda yetki itirazında bulunan tarafın, yetkili mahkemeyi; 'birden fazla yetkili mahkeme varsa seçtiği mahkemeyi' bildireceğini düzenler. Bu, davacıya tanınan seçimlik hakkın, yetki itirazı üzerine bir nevi davalıya geçtiği anlamına gelir. Madde gerekçesinde de belirtildiği gibi, 'Yetkinin kesin olmadığı hâllerde ise itirazda bulunan tarafın, itirazında belirttiği mahkeme gerçekten yetkili ise o mahkeme vereceği kararda yetkili mahkemeyi gösterecektir.' Dolayısıyla, eğer davalının gösterdiği mahkeme, kanunen yetkili mahkemelerden biri ise (örneğin HMK m. 10'a göre sözleşmenin ifa edileceği yer mahkemesi), mahkemenin yetkisizlik kararında, davalının seçtiği bu mahkemeyi göstermesi gerekir. Mahkeme, 'bence davalının ikametgahı mahkemesi daha uygun' diyerek, yine yetkili olan başka bir mahkemeyi keyfi olarak gösteremez. Bu durum, davalının seçimlik hakkına müdahale olur. 2. **Yetkinin Kesin Olduğu Haller:** Eğer uyuşmazlık, kesin yetki kuralına tabi bir davaya (örneğin taşınmazın aynına ilişkin bir dava) ilişkinse, durum farklıdır. HMK m. 19/1 uyarınca mahkeme, yetkili olup olmadığını davanın sonuna kadar kendiliğinden araştırmak zorundadır. Bu durumda, davalının itirazında belirttiği mahkemenin bir önemi kalmaz. Mahkeme, kesin yetki kuralına göre yetkili olan mahkemeyi kendisi tespit eder ve HMK m. 19/3 gereğince yetkisizlik kararında bu mahkemeyi gösterir. Davalı yanlış bir mahkemeyi göstermiş olsa bile, mahkeme doğru olan kesin yetkili mahkemeyi belirtmekle yükümlüdür.