Teşhircilik fiilinin 'cinsel tatmin' amacıyla işlenmesi, TCK m. 225'te düzenlenen 'hayasızca hareketler' suçunun oluşması için zorunlu bir manevi unsur (özel kast) mudur? Yargıtay'ın, 'yol kenarında sıkışması sebebiyle idrar yapma' fiilini suç saymamasının temelinde bu ayrım mı yatmaktadır?
TCK m. 225'te düzenlenen 'hayasızca hareketler' suçu, kanuni tanımında 'cinsel tatmin' gibi özel bir amaç (saik) aramadığı için, genel kastla işlenebilen bir suçtur. Yani, failin fiili bilerek ve isteyerek (aleni bir şekilde cinsel organını göstermeyi bilip isteyerek) işlemesi suçun manevi unsurunun oluşması için yeterlidir. Failin bu eylemden cinsel bir haz veya tatmin elde etme amacı gütmesi, suçun oluşması için zorunlu bir şart değildir. Ancak, Yargıtay'ın 'yol kenarında sıkışması sebebiyle idrar yapma' gibi fiilleri suç kapsamı dışında tutmasının temelinde, failin 'kastının' niteliği yatmaktadır. Bu gibi durumlarda Yargıtay, failin kastının 'teşhir'e, yani cinsel organını başkalarına göstermeye yönelik olmadığı, aksine fizyolojik bir ihtiyacı gidermeye yönelik olduğunu kabul etmektedir. Yargıtay 18. Ceza Dairesi'nin 18.06.2019 tarihli, 2017/5100 E. sayılı kararında da teşhircilik, 'kişinin cinsel tatmine ulaşabilmek için cinsel organı veya ... vücut bölgelerini alenen göstermesi' olarak tanımlanmıştır. Her ne kadar bu tanım özel bir kast arandığı izlenimi verse de, aslında failin eyleminin 'cinsel bir nitelik' taşıması gerektiğini vurgulamaktadır. Yol kenarında ihtiyacını gideren kişinin amacı, cinsel bir sergileme yapmak değil, bir zorunluluğu gidermektir. Hatta bu kişi, eylemini genellikle gizlemeye çalışır. Bu durumda, fiilin objektif niteliği (cinsel organın görünmesi) gerçekleşse bile, failin kastı 'teşhir' kastı değildir. Dolayısıyla, fiil tipik değildir ve suçun manevi unsuru oluşmamıştır. Yargıtay'ın yaklaşımı, eylemin arkasındaki niyeti ve fiilin genel toplumsal algılanışını dikkate alarak, her cinsel organ görünmesini otomatik olarak suç saymamak, fiilin 'hayasızca bir hareket' niteliği taşıyıp taşımadığını somut olayın özelliklerine göre değerlendirmek yönündedir. Bu nedenle, 'cinsel tatmin' amacı bir özel kast unsuru olmasa da, fiilin cinsel bir bağlamda ve sergileme kastıyla işlenip işlenmediği, suçun oluşup oluşmadığının belirlenmesinde kilit bir rol oynamaktadır.