HMK'da kesin yetki ve kamu düzenine ilişkin yetki kuralları nelerdir ve bu kuralların, HMK m. 19/1 uyarınca mahkeme tarafından 'davanın sonuna kadar kendiliğinden araştırılması' zorunluluğunun ardındaki sebep nedir? Kesin olmayan yetki itirazının cevap dilekçesinde ileri sürülmesi kuralından farkını açıklayınız.
Kesin yetki, tarafların anlaşarak değiştiremeyeceği ve mahkemenin davanın her aşamasında kendiliğinden (re'sen) dikkate almak zorunda olduğu yetki kurallarıdır. Bu kurallar, kamu düzeniyle doğrudan ilgili kabul edilir. HMK ve diğer kanunlarda düzenlenen başlıca kesin yetki kuralları şunlardır: - Taşınmazın aynına ilişkin davalarda, taşınmazın bulunduğu yer mahkemesinin yetkisi (HMK m. 12). - Özel hukuk tüzel kişilerinin, ortaklık veya üyelik ilişkileriyle ilgili olarak ortaklarına veya üyelerine karşı açacakları davalarda, tüzel kişinin merkezinin bulunduğu yer mahkemesinin yetkisi (HMK m. 14/2). - Can sigortalarında, sigorta ettirenin, sigortalının veya lehtarın leh veya aleyhine açılacak davalarda, onların yerleşim yeri mahkemesinin yetkisi (HMK m. 15/2). - İcra ve İflas Kanunu'ndaki bazı özel yetki kuralları (örn: itirazın kaldırılması davasında takibin yapıldığı yer icra dairesinin bulunduğu yer mahkemesinin yetkisi). **Kendiliğinden Araştırılma Zorunluluğunun Sebebi:** Bu kuralların kamu düzenine ilişkin sayılmasının sebebi, zayıf tarafı koruma (tüketici, sigortalı), delillerin toplanmasındaki kolaylık (taşınmaz davaları) veya yargılamanın belirli bir merkezde toplanmasındaki kamusal yarar gibi düşüncelerdir. Bu nedenle kanun koyucu, bu yetki kurallarına uyulmasını tarafların iradesine bırakmamış, bir 'dava şartı' olarak düzenlemiştir (HMK m. 114/1-ç). Mahkeme, bu dava şartını davanın her aşamasında kendiliğinden gözetmekle yükümlüdür. **Kesin Olmayan Yetki Kuralından Farkı:** - **İleri Sürülme Zamanı ve Şekli:** Kesin yetki itirazı, davanın sonuna kadar her zaman (ilk celse, tahkikat, hatta temyiz aşamasında bile) ileri sürülebilir ve mahkemece re'sen dikkate alınır. Kesin olmayan yetki itirazı ise bir 'ilk itiraz' olup, mutlaka 'cevap dilekçesinde' ileri sürülmelidir (HMK m. 19/2). Süresinde ileri sürülmezse, davalının yetki itirazı hakkı düşer ve davanın açıldığı mahkeme yetkili hale gelir (HMK m. 19/4). - **Tarafların İradesi:** Kesin yetki kuralları tarafların iradesiyle (yetki sözleşmesiyle) değiştirilemez. Kesin olmayan yetki kuralları ise tacirler veya kamu tüzel kişileri arasında yapılacak bir yetki sözleşmesiyle değiştirilebilir (HMK m. 17). - **Mahkemenin Rolü:** Kesin yetkide mahkeme re'sen hareket eder. Kesin olmayan yetkide ise mahkeme, usulüne uygun bir itiraz olmadıkça yetkili olup olmadığını kendiliğinden araştıramaz.