Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun 2017/1426 K. sayılı kararında, 2822 sayılı Kanun'un 55. maddesindeki 'Yüksek Hakem Kurulu kararları kesindir' hükmü nasıl yorumlanmıştır? Bu yorum, Yüksek Hakem Kurulu'nun (YHK) bir işyerinin grev yasağı kapsamında olup olmadığına ilişkin kararının, mahkemeler nezdinde bir tespit davası açılmasına engel teşkil edip etmediği sorununu nasıl çözmektedir?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #57882

Yargıtay Hukuk Genel Kurulu (YHGK), 2015/2170 E., 2017/1426 K. sayılı kararında, mülga 2822 sayılı Kanun'un 55. maddesindeki 'Yüksek Hakem Kurulu kararları kesindir' ifadesinin, YHK kararıyla sonuçlanan toplu iş sözleşmesi (TİS) yapma sürecine ilişkin olduğunu ve bu kararın herhangi bir makamın onayına tabi olmadığını ifade ettiğini belirtmiştir. YHGK'ya göre bu 'kesinlik', kararın temyiz edilememesi ve TİS sürecini nihayete erdirmesi anlamına gelmektedir. Ancak bu kesinlik, YHK'nin kendi yetki alanı dışındaki hukuki nitelemeleri (örneğin bir işyerinin grev yasağı kapsamında olup olmadığının tespiti) konusunda verdiği kararların yargı denetimi dışında olduğu anlamına gelmez. YHGK, bir işin veya işyerinin grev ve lokavt yasağı kapsamında olup olmadığının belirlenmesinin asli olarak iş mahkemelerinin görevine girdiğini ve bu konunun hukuki bir mesele olduğunu vurgulamıştır. Dolayısıyla YHK'nin bu konuda bir itirazı reddetmiş olması, tarafların aynı konuda bir tespit davası açma hakkını ve bu davayı açmaktaki hukuki yararını ortadan kaldırmaz. YHGK'ya göre 55. maddeyi 'dava açılamaz' şeklinde yorumlamak, maddenin konuluş amacına aykırı olur. Bu yorumla, idari nitelikteki bir kurul olan YHK'nin yargısal yetkileri haiz olmadığı ve hukuki uyuşmazlıkların çözüm yerinin mahkemeler olduğu ilkesi pekiştirilmiştir. (Yargıtay Hukuk Genel Kurulu, E. 2015/2170, K. 2017/1426, K.T. 22.11.2017)