Anayasa Mahkemesi, Hicret Aksoy kararında, derece mahkemesince beraat sonrası hükmedilen tazminatın 'AYM'nin benzer durumlarda verilmesine hükmettiği tazminat miktarıyla karşılaştırıldığında düşük' olduğunu belirterek ihlal kararı vermiştir. AYM'nin bu karşılaştırmayı yapması, kendisini bir 'süper temyiz' mercii olarak konumlandırdığı anlamına mı gelir? Bu yaklaşımın, tazminat hukukunda yeknesaklığı sağlama ve hakkın özünü koruma açısından işlevi nedir?
Anayasa Mahkemesi'nin (AYM), derece mahkemelerinin hükmettiği tazminat miktarını kendi içtihatlarıyla karşılaştırarak yetersiz bulması, ilk bakışta bir 'süper temyiz' mercii gibi davrandığı eleştirisine yol açabilir. Ancak bu yaklaşımın temelinde, Anayasa'nın 19/9. fıkrasında güvence altına alınan tazminat hakkının 'etkili' bir şekilde korunmasını sağlama amacı yatmaktadır. **'Süper Temyiz' Eleştirisine Karşı Argümanlar:** AYM, derece mahkemesinin delil değerlendirmesini veya hukuki yorumunu yeniden yapmaz. Yani, 'tazminat 3.537,02 TL değil, 3.800 TL olmalıydı' gibi bir maddi hata veya takdir denetimi yapmaz. AYM'nin yaptığı denetim, hükmedilen tazminatın, Anayasal bir hakkın ihlalinden doğan manevi zararı 'gidermeye yeterli' olup olmadığı, yani 'hakkın özünü zedeleyecek' kadar düşük olup olmadığıdır. Bu, bir hukukilik denetimidir. **Yaklaşımın İşlevi:** 1. **Yeknesaklığı Sağlama:** AYM'nin, kendi kararlarında benzer hak ihlalleri için belirlediği tazminat standartlarını bir ölçüt olarak kullanması, ülke genelinde tazminat hukukunda bir yeknesaklık (içtihat birliği) oluşmasına katkı sağlar. Bu, benzer durumda olan kişilerin, davalarının görüldüğü mahkemeye göre çok farklı tazminatlar alması şeklindeki adaletsizliği önlemeyi hedefler. 2. **Hakkın Özünü Koruma:** Tazminat hakkı, sadece sembolik bir meblağa hükmedilerek kağıt üzerinde tanınmış bir hak olmamalıdır. Ödenen tazminatın, yaşanan ihlalin ağırlığıyla orantılı ve kişinin uğradığı manevi ızdırabı bir nebze olsun hafifletecek düzeyde olması gerekir. Eğer tazminat, bu işlevi görmeyecek kadar düşükse, hak 'özünden' zedelenmiş olur. AYM, Hicret Aksoy kararında (§ 69) hükmedilen 6.000 TL'lik manevi tazminatın, 77 günlük hukuka aykırı tutukluluk ve gözaltı için bu işlevi görmediği sonucuna varmıştır. 3. **Caydırıcılık ve Önleyicilik:** Yeterli düzeyde tazminata hükmedilmesi, aynı zamanda kamu makamlarının gelecekte benzer hak ihlallerini yapmaktan kaçınmaları için bir caydırıcılık unsuru taşır. Sonuç olarak, AYM'nin bu yaklaşımı, bir 'süper temyiz' faaliyeti değil, Anayasal bir hakkın etkili bir şekilde korunup korunmadığını denetleme ve bu yolla hem bireysel mağduriyeti giderme hem de genel olarak hukuk uygulamasında standartları yükseltme işlevini yerine getirme çabasıdır.