CMK m. 190/1 gerekçesinde, zorunlu müdafiin mazereti nedeniyle duruşmaya ara verilmesi durumunda, yeni avukatın dosyayı incelemesi için 'makul süre' verilmesi gerektiği belirtilmektedir. 'Makul süre' kavramının belirlenmesinde, AİHS m. 6/3-b'de düzenlenen 'savunmasını hazırlamak için gerekli zaman ve kolaylıklara sahip olma' hakkı nasıl bir rol oynar? Mahkeme bu süreyi takdir ederken hangi objektif kriterleri göz önünde bulundurmalıdır?
CMK m. 190 gerekçesinde belirtilen 'makul süre', doğrudan AİHS m. 6/3-b'de güvence altına alınan 'savunmasını hazırlamak için gerekli zaman ve kolaylıklara sahip olma' hakkının somut bir yansımasıdır. Bu hak, adil yargılanma hakkının temel bir unsurudur ve mahkemenin, zorunlu müdafiin değişmesi durumunda vereceği aranın süresini belirlerken uyması gereken temel bir standarttır. 'Makul süre', keyfi olarak belirlenemez ve savunma hakkını işlevsiz kılacak kadar kısa olamaz. Mahkeme, 'makul sürenin' ne kadar olacağını takdir ederken şu objektif kriterleri göz önünde bulundurmalıdır: 1. **Davanın Karmaşıklığı:** Dava dosyası ne kadar hacimli ve karmaşık ise, yeni müdafiin dosyayı anlayıp bir strateji geliştirmesi için o kadar uzun bir süreye ihtiyacı olacaktır. Çok sanıklı, çok sayıda delil içeren, teknik konular barındıran bir dava ile basit bir dava için verilecek 'makul süre' aynı olamaz. 2. **Suçlamanın Niteliği ve Ağırlığı:** Sanığa isnat edilen suçun ciddiyeti ve öngörülen cezanın ağırlığı, savunmanın hazırlanması için daha titiz bir çalışma gerektirir. Ağır ceza mahkemesinin görev alanına giren bir suçlama için verilecek süre, asliye ceza mahkemesindeki bir suçlama için verilecek süreden daha uzun olabilir. 3. **Delillerin Durumu:** Dosyadaki delillerin (bilirkişi raporları, tanık ifadeleri, dijital materyaller vb.) incelenmesi ve analiz edilmesi için gereken zaman da dikkate alınmalıdır. Özellikle teknik analiz gerektiren deliller, daha uzun bir hazırlık süresini zorunlu kılabilir. 4. **Sanığın Tutukluluk Durumu:** Eğer sanık tutuklu ise, müdafiin sanıkla cezaevinde görüşerek savunmayı birlikte hazırlaması gerekecektir. Bu durum da süre takdirinde dikkate alınmalıdır. Aynı zamanda, davanın makul sürede bitirilmesi gerekliliği nedeniyle sürenin gereksiz yere uzatılmaması da gerekir. 5. **Yeni Müdafiin Talebi:** Mahkeme, yeni atanan müdafiin dosyayı incelemek için talep ettiği süreyi de dikkate almalı, ancak bu talebin makul olup olmadığını denetlemelidir. Bu kriterler ışığında mahkeme, hem yargılamayı geciktirmemeye hem de savunma hakkını kısıtlamamaya özen göstererek, somut olayın koşullarına uygun, adil bir 'makul süre' belirlemelidir.