Yargıtay 12. Hukuk Dairesi'nin 2014/9313 E. sayılı kararında, kambiyo senedindeki sahtelik iddiasının 'imza inkarı dışındaki bir nedene (yazıda sahtelik)' dayanması halinde, Dairenin içtihat değişikliğine giderek bu iddianın da 'borca itiraz' niteliğinde olduğunu kabul ettiği belirtilmektedir. Bu içtihat değişikliğinin, borçlunun itiraz süresi ve ispat yükü açısından ne gibi sonuçları vardır?
Yargıtay 12. Hukuk Dairesi'nin bu içtihat değişikliği, sahtelik iddialarının kambiyo senetlerine mahsus takipteki usulü açısından önemli sonuçlar doğurmuştur. **Değişiklik Öncesi Durum (HMK m. 209 Uygulaması):** Daire daha önce, yazıda sahtelik gibi iddiaların İİK'da özel bir düzenlemesi olmadığını, bu nedenle HMK m. 209'un uygulanması gerektiğini kabul ediyordu. Bu durum, borçlunun takibin her aşamasında bu iddiayı ileri sürebilmesine ve takibin durmasını talep edebilmesine imkan tanıyordu. **İçtihat Değişikliği Sonrası Durum (Borca İtiraz Olarak Kabul):** Yazıda sahtelik iddiasının da bir 'borca itiraz' olduğunun kabul edilmesi, bu itirazı İİK m. 168/5 ve m. 169/a'daki prosedüre tabi kılmıştır. Bunun sonuçları şunlardır: 1. **İtiraz Süresi:** Borca itiraz, İİK m. 168/5 uyarınca, ödeme emrinin tebliğinden itibaren 'beş gün içinde' icra mahkemesine yapılmalıdır. Borçlu, bu kısa ve hak düşürücü süre içinde yazıda sahtelik iddiasını ileri sürmezse, bu hakkını takip hukuku bakımından kaybeder. Bu, borçlu aleyhine önemli bir süre kısıtlaması getirmiştir. 2. **İspat Yükü ve Yöntemi:** İtiraz, İİK m. 169/a kapsamında incelenir. Bu maddeye göre, borcun mevcut olmadığı veya ertelendiği veya zamanaşımına uğradığı iddiası, borçlu tarafından 'resmi veya imzası ikrar edilmiş bir belge' ile ispatlanmalıdır. Yazıda sahtelik iddiası, niteliği gereği bu tür belgelerle ispatlanması zor bir iddiadır. İcra mahkemesi, sınırlı yetkili olduğu için kural olarak tanık dinleyemez veya geniş bir sahtelik araştırması yapamaz. Bu durum, borçlunun icra mahkemesi nezdinde itirazını ispatlamasını oldukça güçleştirir. Borçlunun asıl ispat imkanlarına kavuşacağı yer, genel mahkemelerde açacağı bir menfi tespit davasıdır. Özetle, bu içtihat değişikliği, yazıda sahtelik iddiasını, kambiyo senetlerine mahsus takibin hızlı ve pratik yapısına uygun olarak, sıkı bir süre ve ispat külfetine bağlamıştır. Borçlunun bu iddiayı ileri sürme imkanını daraltmış ve onu, iddiasını genel mahkemelerde (menfi tespit davası) tam bir yargılama ile ispat etmeye yönlendirmiştir. Bu, alacaklının korunması ve takibin sürüncemede kalmasının önlenmesi amacına hizmet eder.