Metinde, bölge adliye mahkemesinin (BAM) istinaf başvurusunu esastan incelediği aşamada, duruşma açmadan sanık hakkında tutuklama kararı vermesinin 'doğru olmadığı' belirtilmektedir. Bu görüşün hukuki temelini, CMK m. 101'de düzenlenen 'sorgu' şartı ve 'yüz yüzelik' ilkesi açısından açıklayınız.

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #57870

BAM'ın, dosya üzerinden yaptığı esastan inceleme sonucunda (örneğin CMK m. 280/1-a uyarınca başvuruyu esastan reddederken) tutuksuz bir sanık hakkında tutuklama kararı vermesinin hukuken doğru olmamasının temelinde, ceza muhakemesinin temel güvencelerinden olan 'sorgu yapılması' zorunluluğu ve 'yüz yüzelik' ilkesi yatmaktadır. 1. **Sorgu Zorunluluğu (CMK m. 101):** CMK m. 101/1, tutuklama kararının verilebilmesi için kural olarak şüphelinin veya sanığın hakim veya mahkeme tarafından 'sorguya çekilmesini' şart koşar. Sorgu, sanığın kendisine isnat edilen suçlamalara ve tutuklama nedenlerine karşı doğrudan savunma yapabildiği, delilleri tartışabildiği ve mahkemenin sanığı bizzat dinleyerek hakkında bir kanaat oluşturduğu temel bir usuli işlemdir. Kaçak sanıklar hakkındaki istisnai durum (CMK m. 247/3) dışında, sorgu yapılmadan tutuklama kararı verilemez. BAM'ın duruşma açmadan, dosya üzerinden karar vermesi, sanığı sorguya çekme imkanını ortadan kaldırır. Bu, CMK m. 101'in açıkça ihlali anlamına gelir. 2. **Yüz Yüzelik (Confrontation) İlkesi:** Yüz yüzelik ilkesi, tarafların ve özellikle de sanığın, yargılamanın tüm süreçlerinde hazır bulunarak delillerin tartışılmasına katılma ve iddialara doğrudan cevap verme hakkını ifade eder. Kişi hürriyetini en ağır şekilde kısıtlayan tutuklama tedbirine karar verilirken, sanığın mahkeme huzurunda bulunmaması, iddialara ve tutuklama gerekçelerine karşı doğrudan savunma yapamaması, bu ilkeyi ve adil yargılanma hakkının özünü zedeler. Metinde de belirtildiği gibi, BAM'ın dosya üzerinden karar verebileceği tutuklulukla ilgili işlemler, sanık lehine olanlarla sınırlıdır. Örneğin, tutuklu sanığın 'salıverilme talebini' dosya üzerinden inceleyip kabul edebilir (CMK m. 104/3) veya periyodik tutukluluk incelemesini dosya üzerinden yapabilir (CMK m. 108). Çünkü bu durumlar sanığın lehinedir ve hızlı karar alınmasını gerektirir. Ancak, sanık aleyhine olan ve hürriyeti kısıtlayan yeni bir tutuklama kararı için, duruşma açılarak sanığın sorgusunun yapılması ve savunma hakkının tam olarak kullandırılması anayasal ve yasal bir zorunluluktur.