YHGK'nın 2017/1426 K. sayılı kararında, Yüksek Hakem Kurulu (YHK) 'Anayasal bir kurum' olarak nitelendirilmektedir. YHK'nın Anayasa'nın 54. maddesinde düzenlenmiş olmasının, onun kararlarının yargısal denetime tabi olup olmaması üzerindeki etkisi nedir? Anayasal bir kurumun tüm kararları yargı denetimi dışında mıdır?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #57869

YHK'nın Anayasa'nın 54. maddesinde düzenlenmiş olması, ona özel bir statü ve önem kazandırır, ancak bu durum onun tüm kararlarının mutlak bir şekilde yargı denetimi dışında olduğu anlamına gelmez. Anayasal bir kurumun kararlarının yargısal denetime tabi olup olmaması, Anayasa'nın ve kanunların o kurumun görev ve yetkileri ile kararlarının niteliği hakkında yaptığı düzenlemelere bağlıdır. YHGK'nın 2017/1426 K. sayılı kararındaki yaklaşım da bu yöndedir: 1. **Anayasal Görev ve 'Kesin' Kararlar:** Anayasa m. 54, YHK'nın temel görevini 'grev ve lokavtın yasaklandığı hâllerde veya ertelendiği durumlarda uyuşmazlığı çözmek' olarak belirlemiş ve 'Yüksek Hakem Kurulunun kararları kesindir ve toplu iş sözleşmesi (TİS) hükmündedir' demiştir. Bu 'kesinlik', YHK'nın kendi asli görev alanında, yani TİS'in içeriğini (ücret, sosyal haklar vb.) belirleyerek uyuşmazlığı çözme konusunda verdiği kararların, başka bir idari veya yargısal makamın onayına tabi olmaması ve temyiz edilememesi anlamına gelir. Bu yönüyle YHK, bir 'zorunlu tahkim' organı olarak hareket eder ve bu alandaki kararları yargı denetimi dışındadır. 2. **Görev Alanı Dışındaki Kararlar ve Yargı Yolu:** Ancak YHK, asli görevi olan TİS'i bağıtlama sürecinde, bu görevinin ön şartı olan bazı hukuki meseleler hakkında da bir değerlendirme yapmak zorunda kalabilir. Örneğin, 'bu uyuşmazlığa bakmaya yetkili miyim?' sorusunu cevaplarken, işyerinin grev yasağı kapsamında olup olmadığını değerlendirir. YHGK'ya göre, YHK'nın bu türden, kendi uzmanlık alanı ve asli görevi dışında kalan 'hukuki niteleme' kararları, yargısal bir nitelik taşımaz ve bu nedenle mahkemeleri bağlamaz. 'Bir işyerinin grev yasağı kapsamında olup olmadığının tespiti' gibi hukuki uyuşmazlıkların çözümü, Anayasa'nın 125. maddesindeki 'İdarenin her türlü eylem ve işlemlerine karşı yargı yolu açıktır' genel ilkesi ve mahkemelerin görevine ilişkin kurallar uyarınca, yargı organlarına aittir. Sonuç olarak, YHK'nın Anayasal bir kurum olması, onu bir 'yargı organı' yapmaz. Sadece TİS'i bağıtlama yönündeki nihai kararı kesindir. Bu kararın alınmasına dayanak teşkil eden ve hukuki bir uyuşmazlık niteliği taşıyan ön meselelere ilişkin değerlendirmeleri ise, yargı denetimine tabidir ve mahkemeleri bağlamaz.