TCK m. 225 kapsamında düzenlenen 'hayasızca hareketler' suçunun hukuki konusu 'genel ahlak' veya 'toplumun ar ve haya duyguları' olarak kabul edilmektedir. Bu kavramların soyutluğu ve değişkenliği, Ceza Hukukunun 'kanunilik (belirlilik)' ilkesi açısından bir sorun teşkil eder mi? Hakim, bu suçu yorumlarken hangi objektif kriterlere başvurmalıdır?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #57864

Evet, 'genel ahlak' ve 'toplumun ar ve haya duyguları' gibi kavramların hukuki konu olarak belirlenmesi, Ceza Hukukunun temel taşlarından olan 'kanunilik (belirlilik)' ilkesi (Anayasa m. 38, TCK m. 2) açısından ciddi bir sorun teşkil etme potansiyeline sahiptir. Belirlilik ilkesi, hangi eylemlerin suç sayıldığının ve hangi cezayı gerektirdiğinin kanunda açık, net ve anlaşılır bir şekilde tanımlanmasını gerektirir. Böylece bireyler, hangi davranışlarının yasak olduğunu önceden bilebilir ve davranışlarını buna göre ayarlayabilirler. 'Genel ahlak' gibi kavramlar ise son derece soyut, subjektif ve zamana, mekana, toplumsal kesimlere göre değişkenlik gösteren kavramlardır. Bu durum, keyfi uygulamalara ve hakimin kendi ahlak anlayışını topluma dayatmasına yol açma riski taşır. Hakim, bu riski en aza indirmek ve belirlilik ilkesine uygun bir yorum yapmak için şu objektif kriterlere başvurmalıdır: 1. **Kanuni Tanımdaki Somutlaştırmalara Odaklanma:** Hakim, yorumunu 'genel ahlak' gibi soyut bir kavramdan değil, kanun koyucunun TCK m. 225'te bu kavramı somutlaştırmak için kullandığı ifadelerden başlatmalıdır. Kanun, bu suçu 'alenen cinsel ilişkide bulunmak' ve 'teşhircilik yapmak' olarak iki seçimlik hareketle sınırlamıştır. Hakimin görevi, bu iki fiilin kapsamını belirlemektir. 2. **Yargıtay İçtihatları ve Ortak Algı:** Hakim, Yargıtay'ın yerleşik içtihatlarında hangi tür eylemlerin bu kapsamda değerlendirildiğini (örneğin cinsel organın alenen sergilenmesi) dikkate almalıdır. Bu içtihatlar, zamanla toplumda oluşan 'ortak ve asgari' bir ahlak anlayışının ne olduğuna dair bir fikir verir. 3. **Fiilin Cinsel Nitelikte Olması:** Metinde de savunulduğu gibi, teşhircilik fiilinin 'cinsel' bir nitelik taşıması gerektiği kabul edilmelidir. 'Alenen cinsel ilişki' ile aynı maddede düzenlenmesi, kanun koyucunun her iki fiili de cinsel bir bağlamda ele aldığını gösterir. Bu, yorumu objektifleştiren önemli bir kriterdir. Kişinin giyim tarzı gibi cinsel olmayan eylemler bu kapsamın dışında tutulmalıdır. 4. **Aleniyet Unsurunun Objektif Değerlendirilmesi:** Fiilin işlendiği yerin, belirsiz sayıda kişi tarafından görülmeye elverişli olup olmadığı objektif olarak değerlendirilmelidir. Failin kastı ve aldığı önlemler de bu değerlendirmeye dahil edilmelidir. Bu kriterler, hakimin sübjektif ahlak anlayışından uzaklaşarak, kanunun lafzı, amacı ve yerleşik içtihatlar doğrultusunda, öngörülebilir ve hukuki güvenliğe uygun bir karar vermesini sağlar.