Metinde, özel güvenlik görevlilerinin 'dar anlamda kamu görevlisi' sayılmamasının nedenleri açıklanmaktadır. Bir kişinin 'dar anlamda kamu görevlisi' sayılması için İdare Hukuku doktrininde aranan 'asli ve sürekli görev' ve 'İdare Hukuku esaslarına göre yürütme' unsurlarından ne anlaşılmalıdır? Özel güvenlik görevi neden bu unsurları karşılamamaktadır?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #57860

İdare Hukuku doktrininde bir kişinin 'dar anlamda kamu görevlisi' (memur ve diğer kamu görevlileri) sayılması için, yürüttüğü faaliyetin belirli nitelikleri taşıması gerekir. Metinde de atıf yapılan bu unsurlar şunlardır: 1. **Asli ve Sürekli Görev:** Kamu hizmetlerinin görülmesi için zorunlu olan, süreklilik arz eden ve geçici veya istisnai nitelikte olmayan görevlerdir. Devletin güvenlik, adalet, sağlık, eğitim gibi temel fonksiyonlarını yerine getiren görevler bu niteliktedir. Bu görevler, kamu gücünün kullanılmasını gerektirir. 2. **İdare Hukuku Esaslarına Göre Yürütme:** Bu unsur, görevi yürüten kişinin hukuki rejimini ifade eder. Dar anlamda kamu görevlileri, statü hukukuna tabidirler. Yani, atama, yükselme, disiplin, görevden alınma gibi tüm süreçleri kanun ve yönetmeliklerle belirlenmiş bir 'idari rejime' tabidirler. Devletle aralarındaki ilişki, bir sözleşmeye değil, tek taraflı idari işlemlere dayanır. **Özel Güvenlik Görevinin Bu Unsurları Karşılamaması:** - **'Asli ve Sürekli Görev' Unsuru Açısından:** Güvenlik hizmeti, özü itibarıyla devletin asli ve sürekli görevlerindendir. Ancak devlet, 5188 sayılı Kanun ile bu görevin belirli alanlarda (özel mülkler, AVM'ler, bankalar vb.) özel hukuk kişileri tarafından yürütülmesine izin vermiştir. Özel güvenlik görevlileri, genel kolluğun (polis, jandarma) sahip olduğu geniş yetkilere sahip değildir ve kamu gücünü onlar gibi kullanamazlar. Yürüttükleri görev, genel kolluğa 'yardımcı' ve 'tamamlayıcı' niteliktedir; devletin asli güvenlik tekelini ikame etmez. - **'İdare Hukuku Esaslarına Göre Yürütme' Unsuru Açısından:** Bu, en belirleyici farktır. Özel güvenlik görevlileri, devlet tarafından bir idari işlemle 'atanmazlar'. Bir özel güvenlik şirketi veya doğrudan bir kurum ile aralarında özel hukuk hükümlerine (İş Kanunu) tabi bir 'iş sözleşmesi' imzalarlar. Hukuki statüleri 'işçi'dir. Ücretleri, çalışma koşulları, işten çıkarılmaları İş Kanunu ve Borçlar Kanunu hükümlerine tabidir. Bir idari rejime ve devlet hiyerarşisine değil, işverene bağlıdırlar. Bu nedenlerle, yürüttükleri faaliyetin kamusal bir niteliği olsa da, tabi oldukları hukuki rejim özel hukuk olduğundan, özel güvenlik görevlileri 'dar anlamda kamu görevlisi' sayılmazlar.