Bir TİS uyuşmazlığında, işveren sendikası (YERELSEN), üyesi olan şirketin işyerlerinin grev yasağı kapsamında olmadığı itirazını Yüksek Hakem Kurulu'na (YHK) yapmıştır. YHK'nın bu itirazı reddederek uyuşmazlığı esastan karara bağlaması, Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun 2017/1426 K. sayılı kararına göre nasıl bir hukuki sonuç doğurur? YHK'nın bu kararı, mahkemede açılacak bir tespit davası için 'kesin hüküm' veya 'kesin delil' teşkil eder mi?
Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun 2015/2170 E., 2017/1426 K. sayılı kararına göre, YHK'nın, bir işyerinin grev yasağı kapsamında olup olmadığına ilişkin bir itirazı reddetmesi, bu konunun mahkemeler nezdinde tartışılmasına engel teşkil etmez. Bu kararın hukuki sonuçları şunlardır: 1. **Yargı Yolu Açıklığı:** YHK'nın bu yöndeki kararı, tarafların aynı konuda iş mahkemesinde bir 'tespit davası' açma hakkını ortadan kaldırmaz. YHGK, bu tür bir uyuşmazlığın çözümünün YHK'nın değil, mahkemelerin görev ve yetkisine girdiğini açıkça belirtmiştir. YHK'nın kararı, 'idari' nitelikte bir karar olup, yargısal bir karar değildir. 2. **'Kesin Hüküm' Teşkil Etmemesi:** Kesin hüküm (HMK m. 303), ancak bir mahkeme tarafından verilen ve kanun yolları tükenmiş nihai kararlar için söz konusudur. YHK bir yargı organı olmadığı için, verdiği kararlar maddi anlamda kesin hüküm teşkil etmez. Bu nedenle, YHK'nın grev yasağının varlığına ilişkin tespiti, aynı konuda açılacak bir davada mahkemeyi bağlamaz ve 'derdestlik' veya 'kesin hüküm' itirazına dayanak oluşturmaz. 3. **'Kesin Delil' Niteliğinde Olmaması:** YHK'nın kararı, mahkemede görülecek davada 'kesin delil' olarak da kabul edilemez. Mahkeme, bu kararı bir 'takdiri delil' olarak, dosyadaki diğer delillerle (şirket kayıtları, işçi listeleri, mahallinde yapılacak keşif, bilirkişi raporları vb.) birlikte değerlendirir. Mahkeme, YHK'nın vardığı sonucun aksine, işyerinin grev yasağı kapsamında olmadığına karar verebilir. Özetle, YHK'nın kendi görev alanı olan TİS'i bağıtlama konusundaki kararı 'kesin' ve 'TİS hükmünde' iken, bu kararın içinde yer alan ve mahkemelerin görev alanına giren 'grev yasağının varlığı' gibi hukuki tespitler, mahkemeler için bağlayıcı değildir. Mahkeme, bu hukuki sorunu kendi yapacağı inceleme ve değerlendirme ile çözmekle yükümlüdür.