CMK m. 91'de belirtilen gözaltı süreleri, şüphelinin yakalandığı andan mı, yoksa Cumhuriyet savcısının gözaltı kararı verdiği andan itibaren mi işlemeye başlar? Bu sürenin bitiminde şüphelinin hakim önüne çıkarılamaması halinde, bu ana kadar toplanan deliller ve alınan ifadeler hukuka aykırı hale gelir mi?
Metinde de belirtildiği gibi, CMK m. 91'de öngörülen gözaltı süreleri, şüphelinin fiilen yakalandığı andan değil, 'Cumhuriyet savcısının yazılı emri (kararı) ile gözaltına alındığı andan itibaren' işlemeye başlar. Yakalama ile gözaltı arasında geçen süre (ki bu sürenin şüphelinin derhal savcıya bildirilmesi ve savcının karar vermesi için gereken makul süreyi aşmaması gerekir) gözaltı süresine dahil değildir. Gözaltı, savcı kararıyla başlayan hukuki bir statüdür. Bu sürenin bitiminde şüphelinin hakim önüne çıkarılamaması, o andan itibaren şüphelinin hürriyetinin hukuka aykırı olarak kısıtlandığı anlamına gelir. Bu durumun sonuçları şunlardır: - **Kişiyi Hürriyetinden Yoksun Kılma Suçu:** Süre dolduktan sonra şüpheliyi serbest bırakmayan veya hakim önüne çıkarmayan kamu görevlileri, TCK m. 109'da düzenlenen 'kişiyi hürriyetinden yoksun kılma' suçunu işlemiş olurlar. - **Süre Aşımından Sonra Toplanan Delillerin Hukuka Aykırılığı:** Gözaltı süresi dolduktan sonra, yani hukuka aykırı bir hürriyet kısıtlaması devam ederken şüpheliden alınan ifadeler veya onun katılımıyla elde edilen deliller (yer gösterme, teşhis vb.) 'hukuka aykırı delil' (zehirli ağacın meyvesi) haline gelir ve kural olarak hükme esas alınamaz. - **Süre Aşımından Önce Toplanan Delillerin Geçerliliği:** Metinde de isabetle vurgulandığı gibi, 'CMK m. 91’de belirtilen sürelerin geçmesi ile gündeme gelen hukuka aykırılık, yakalama ve gözaltı sırasında (yani süre dolmadan önce) gerçekleşen tasarruflar ve alınan ifadeler ile toplanan delilleri, bunlarla ilgili özel bir hukuka aykırılık olmadığı takdirde etkilemeyecektir.' Yani, gözaltı süresi içinde usulüne uygun olarak alınmış bir ifade veya toplanmış bir delil, sadece sonradan sürenin aşılmış olması nedeniyle kendiliğinden hukuka aykırı hale gelmez. Hukuka aykırılık, sürenin bittiği andan itibaren başlar ve o andan sonraki işlemleri etkiler.