Bir sanık, kardeşi hakkındaki bir soruşturmada, kendisini HSYK üyesi olarak tanıtarak savcı, hakim ve doktoru telefonla arayıp kardeşinin lehine işlem yapmaları için telkinde bulunmuştur. Yargıtay 12. Ceza Dairesi'nin 2017/10583 K. sayılı kararında, bu eylemin hem TCK m. 277 (yargı görevi yapanı etkileme) hem de TCK m. 268 (başkasına ait kimlik bilgilerini kullanma) suçlarını oluşturduğu kabulüne karşı, neden TCK m. 44 (fikri içtima) ve TCK m. 277/2 uygulanması gerektiği belirtilmiştir?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #57853

Yargıtay 12. Ceza Dairesi'nin 2017/3156 E., 2017/10583 K. sayılı kararında, yerel mahkemenin sanığa her bir eylem için (3 kez TCK m. 277, 2 kez TCK m. 268) ayrı ayrı ceza vermesi hatalı bulunmuştur. Daireye göre, sanığın eylemleri bir bütün olarak değerlendirilmeli ve içtima kuralları uygulanmalıdır. Doğru hukuki vasıflandırma şu şekilde olmalıdır: 1. **Eylemin Tekliği:** Sanığın temel amacı, yargı sürecini etkilemektir. Başkasına ait kimlik bilgilerini (HSYK üyesi veya Başsavcı Vekili) kullanması, bu amaca ulaşmak için kullandığı bir 'araç fiil'dir. Yani, sanık tek bir amaç ve irade doğrultusunda, bir bütün oluşturan hareketlerle suçu işlemiştir. Bu durumda, sanığın her bir telefon görüşmesi veya her bir sahte kimlik kullanımı için ayrı ayrı cezalandırılması, 'ne kadar fiil o kadar suç, ne kadar suç o kadar ceza' ilkesinin katı bir yorumu olur ve ceza adaletine aykırıdır. 2. **Fikri İçtima (TCK m. 44) ve Özel İçtima Kuralı (TCK m. 277/2):** Sanığın eylemi (kendisini HSYK üyesi olarak tanıtıp telkinde bulunması), işlediği tek bir fiille birden fazla suç tanımını ihlal etmektedir: - Yargı görevi yapanı etkilemeye teşebbüs (TCK m. 277) - Başkasına ait kimlik bilgilerini kullanma (TCK m. 268) Bu durum, tipik bir fikri içtima (TCK m. 44) halidir. Ancak, TCK m. 277/2, bu durum için özel bir kural getirmiştir. Bu kural, TCK m. 277'deki fiilin başka bir suçu da oluşturması halinde, TCK m. 277'den verilecek cezanın yarısına kadar artırılmasını öngörür. Bu özel norm, genel olan TCK m. 44'ten önce uygulanır. 3. **Zincirleme Suç (TCK m. 43):** Sanık, bu eylemi 'bir suç işleme kararının icrası kapsamında' birden fazla kez (farklı kişilere karşı) işlemiştir. Bu nedenle, TCK m. 277/2'ye göre artırılmış olan cezaya, ayrıca TCK m. 43/1 uyarınca zincirleme suç artırımı da yapılmalıdır. Sonuç olarak Yargıtay, sanığın eylemlerinin bir bütün olduğunu, bu bütünün TCK m. 277'deki suçu oluşturduğunu, başkasına ait kimlik bilgilerini kullanmanın ise bu suçun işleniş biçimi olduğunu kabul etmiştir. Bu nedenle, TCK m. 277'den tek bir ceza verilmeli, bu ceza önce TCK m. 277/2, sonra da TCK m. 43/1 uyarınca artırılmalıdır.