Bir özel güvenlik görevlisi, görev yerinde bir terör saldırısı sonucu hayatını kaybetmiştir. Mirasçıları, hem işverene karşı 5188 s. Kanun m. 15'e dayalı tazminat davası hem de Devlete karşı 'sosyal risk' ilkesine dayalı tam yargı davası açmıştır. İki dava sonucunda da tazminata hükmedilmesi halinde, bu tazminatların tahsili ve birbirleriyle olan ilişkisi nasıl düzenlenir?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #57848

Bu durumda, mirasçılar her iki davadan da kazandıkları tazminatın tamamını ayrı ayrı tahsil edemezler. Bu, 'mükerrer tazminat yasağı' ve 'sebepsiz zenginleşme yasağı' ilkelerine aykırıdır. İki tazminat arasındaki ilişki, 5188 sayılı Özel Güvenlik Hizmetlerine Dair Kanun'un 15. maddesinin ikinci cümlesi ile düzenlenmiştir. Bu madde, '...genel hükümlere göre daha yüksek miktarda tazminat ödenmesine mahkemelerce hükmedilmesi halinde, iş sözleşmesine veya toplu iş sözleşmesine dayanılarak ödenen tutarlar mahsup edilir' hükmünü amirdir. Buradaki 'genel hükümlere göre' ifadesi, idareye karşı sosyal risk ilkesiyle açılan tam yargı davasını da kapsar. Süreç ve ilişki şu şekilde işler: 1. **Her İki Davanın Açılması:** Mirasçılar, her iki sorumluluk kaynağına (işveren ve Devlet) karşı ayrı ayrı dava açma hakkına sahiptir. 2. **Tazminatların Belirlenmesi:** Her mahkeme, kendi sorumluluk hukuku ilkelerine göre tazminat miktarını (destekten yoksun kalma tazminatı, manevi tazminat vb.) belirler. 3. **Mahsup Kuralının Uygulanması:** Tahsilat aşamasında mahsup kuralı devreye girer. Örneğin: - İşverene karşı açılan davada 200.000 TL tazminata hükmedildi ve bu miktar tahsil edildi. - Devlete karşı açılan tam yargı davasında ise 500.000 TL tazminata hükmedildi. Mirasçılar, Devletten 500.000 TL'nin tamamını talep edemezler. Daha önce işverenden tahsil ettikleri 200.000 TL, Devletin ödeyeceği tazminattan mahsup edilir. Dolayısıyla, Devletten sadece kalan 300.000 TL'yi tahsil edebilirler. Toplamda ellerine geçen miktar, en yüksek tazminat olan 500.000 TL olur. - Eğer tam yargı davasında hükmedilen tazminat (örneğin 150.000 TL), işverenden alınandan daha düşük olsaydı, mirasçılar Devletten ek bir talepte bulunamazlardı, çünkü zararları zaten daha yüksek olan tazminatla karşılanmış olurdu. Bu kural, zararın bir kez tazmin edilmesi ilkesini hayata geçirir ve zarar görenin, aynı zararı farklı sorumlulardan ayrı ayrı tahsil ederek zenginleşmesini önler.