İşçi, işten ayrıldıktan 15 gün sonra, işverenden olan tüm alacakları için miktar belirtmeyen ve 'tüm haklarımı aldım, başkaca bir alacağım kalmamıştır' şeklinde bir ibraname imzalamıştır. Ödeme banka kanalıyla yapılmamıştır. Bu ibranamenin 6098 sayılı TBK m. 420 karşısındaki geçerliliğini tüm unsurları açısından değerlendiriniz.
Bu ibraname, 6098 sayılı TBK m. 420'de sayılan emredici geçerlilik şartlarının birkaçını birden ihlal ettiği için 'kesin olarak hükümsüzdür'. İbranamenin geçersizlik nedenleri şunlardır: 1. **Bir Aylık Bekleme Süresinin İhlali:** TBK m. 420/2, ibranamenin 'sözleşmenin sona ermesinden başlayarak en az bir aylık sürenin geçmiş bulunması' şartını aramaktadır. Olayda ibraname, fesihten sadece 15 gün sonra düzenlenmiştir. Bu durum, işçinin işten ayrılmanın yarattığı ekonomik ve psikolojik baskı altındayken iradesinin sakatlanmasını önlemeyi amaçlayan bu emredici kuralın açık bir ihlalidir. Sadece bu sebep dahi ibranameyi geçersiz kılar. 2. **Miktar ve Tür Belirtilmemesi:** İbranamede, 'tüm haklarımı aldım' gibi genel ve soyut bir ifade kullanılmıştır. TBK m. 420/2, 'ibra konusu alacağın türünün ve miktarının açıkça belirtilmesi' gerektiğini amirdir. Kıdem tazminatı, ihbar tazminatı, fazla mesai, yıllık izin ücreti gibi alacak kalemlerinin ayrı ayrı ve tutarlarıyla birlikte belirtilmemiş olması, ibranameyi bu yönden de geçersiz kılar. 3. **Bankadan Ödeme Şartının İhlali:** TBK m. 420/2, 'ödemenin ... banka aracılığıyla yapılması' şartını koşmaktadır. Olayda ödemenin banka kanalıyla yapılmamış olması, bu mutlak geçerlilik şartının da ihlal edildiği anlamına gelir. Sonuç olarak, bu ibraname, kanunun aradığı üç temel geçerlilik şartını (1 aylık süre, içerik belirliliği, banka kanalıyla ödeme) sağlamadığı için hukuken hiçbir geçerliliği yoktur ve kesin hükümsüzdür. İşçi, bu ibranameye rağmen tüm işçilik alacakları için dava açabilir. İşveren bu ibranameyi bir savunma olarak ileri süremez. (İlgili Madde: TBK m. 420)