Yargıtay, sanığın umumi bir yol kenarında belirli bir kişiyi hedef gözetmeksizin cinsel organını çıkarıp ihtiyacını gidermesi (tuvaletini yapması) eylemini TCK m. 225 kapsamında 'hayasızca hareketler' suçu olarak değerlendirmiştir (Yargıtay 14. CD., 2015/9888 K.). Bu kararı, yine Yargıtay'ın 'yol kenarında sıkışması sebebiyle idrar yapma' fiilini suç saymayan kararlarıyla (Yargıtay 4. CD., 2010/19861 K.) karşılaştırarak, iki durum arasındaki farkın ne olabileceğini hukuken tartışınız.

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #57795

Yargıtay'ın bu iki kararı arasındaki fark, ilk bakışta çelişkili gibi görünse de, suçun manevi unsuru olan 'kast'ın ve fiilin dış dünyaya yansıma biçiminin farklı yorumlanmasından kaynaklanmaktadır. Yargıtay 4. Ceza Dairesi'nin 'yol kenarında sıkışması sebebiyle idrar yapma' fiilini suç saymadığı kararların temelinde, failin kastının 'teşhir'e, yani cinsel organını alenen sergilemeye yönelik olmadığı, amacının sadece fizyolojik bir ihtiyacı gidermek olduğu ve bu sırada eylemini olabildiğince gizlemeye çalıştığı varsayımı yatar. Burada fiilin cinsel bir boyutu veya sergileme amacı bulunmamaktadır. Diğer yandan, Yargıtay 14. Ceza Dairesi'nin 'belirli bir kişiyi hedef gözetmeksizin cinsel organını çıkarıp ihtiyacını giderme' eylemini suç saydığı kararda ise, mahkemenin somut olayda failin eyleminin basit bir fizyolojik ihtiyaçtan öte, bir 'sergileme' ve 'hayasızca hareket' niteliği taşıdığı kanaatine vardığı anlaşılmaktadır. İki durum arasındaki farkı yaratabilecek somut olaya ilişkin detaylar şunlar olabilir: - **Fiilin İşleniş Biçimi:** Fail, ihtiyacını gizlenerek, kimsenin görmeyeceği bir yerde mi gidermeye çalışmıştır, yoksa umumi yolun tam kenarında, geçen herkesin rahatça görebileceği bir şekilde, bir sergileme tavrı içinde mi yapmıştır? - **Süre ve Tavır:** Eylem, ihtiyacın giderilmesi için gereken kısa süreyle mi sınırlı kalmıştır, yoksa fail cinsel organı açıkta kalacak şekilde gereğinden uzun süre mi beklemiştir? Bu sırada çevresine karşı lakayt veya meydan okuyan bir tavır sergilemiş midir? - **Yer ve Zaman:** Eylemin işlendiği yerin işlekliği, zaman dilimi (gece/gündüz) gibi faktörler, failin gizlenme niyetinin olup olmadığını göstermede etkili olabilir. Sonuç olarak, Yargıtay'ın kararları arasındaki fark, 'eylemin adı'ndan (ihtiyaç giderme) ziyade, 'eylemin işleniş tarzı' ve bu tarzdan anlaşılan 'failin kastı' ile ilgilidir. Mahkeme, ikinci olayda failin eyleminin objektif olarak bir 'teşhir' niteliği taşıdığı ve failin de bu sonucu bilip istediği (genel kast) sonucuna varmıştır. Bu, her 'ihtiyaç giderme' eyleminin değil, 'hayasızca' bir tavırla gerçekleştirilenlerin suç sayılacağını göstermektedir.