Evlenme yoluyla Türk vatandaşlığı kazanma başvurusunda, başvurudan sonra Türk vatandaşı eşin ölümü halinde TVK m. 16'daki 'aile birliği içinde yaşama' şartı aranmaz. Bu istisnanın getirilme amacı nedir ve bu durum, evliliğin samimiyetinin denetlenmesine engel teşkil eder mi?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #57793

TVK m. 16'da, başvurudan sonra Türk vatandaşı eşin ölümü halinde 'aile birliği içinde yaşama' şartının aranmayacağına dair istisnanın temel amacı, tamamen kendi kusuru dışında ve öngörülemeyen bir nedenle (ölüm) eşini kaybeden yabancının mağduriyetini önlemektir. Vatandaşlık başvuru süreçleri uzun sürebilmektedir. Bu süreçte, samimi bir evlilik birliği içinde yaşayan ve diğer tüm şartları taşıyan yabancı bir kişinin, sırf eşi vefat ettiği için 'aile birliği içinde yaşama' şartını objektif olarak yerine getiremez hale gelmesi nedeniyle başvurusunun reddedilmesi hakkaniyete aykırı olurdu. Bu istisna, evliliğin samimiyetinin denetlenmesine engel teşkil etmez. İdare, denetimini başvurunun yapıldığı andan ölüme kadar geçen süre için yapar. Yani, komisyon mülakatı ve emniyet soruşturması ile evliliğin, ölüm anına kadar gerçek ve samimi bir evlilik olup olmadığı, muvazaa şüphesi taşıyıp taşımadığı yine de araştırılır. Eğer ölümden önce yapılan araştırmalarda evliliğin muvazaalı olduğuna dair ciddi şüpheler ve deliller varsa (örneğin eşlerin hiç birlikte yaşamamış olması, birbirlerini tanımaması vb.), idare bu gerekçeyle başvuruyu reddetme takdir yetkisine sahiptir. İstisna, sadece ölüm sonrası için 'fiilen birlikte yaşama' şartının aranmayacağını ifade eder; evliliğin geçmişe dönük olarak samimiyet testinden geçirilmesine bir engel oluşturmaz. Amaç, samimi bir evlilik yapmış olan ancak kaderin bir cilvesiyle eşini kaybetmiş olan iyi niyetli yabancıyı korumaktır.