Yargıtay 12. Hukuk Dairesi'nin 2014/31331 E. sayılı kararında, borçlunun yetki itirazında Antalya ve Sinanpaşa İcra Daireleri olmak üzere birden fazla yetkili yer göstermesi nedeniyle 'geçerli bir yetki itirazından söz edilemeyeceği' belirtilmiştir. HMK m. 19/2'deki 'birden fazla yetkili mahkeme varsa seçtiği mahkemeyi bildirir' hükmü ile bu Yargıtay kararı arasında bir çelişki var mıdır? İtirazda birden fazla yer göstermek neden geçersiz kabul edilmiştir?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #57792

İlk bakışta bir çelişki var gibi görünse de, HMK m. 19/2 hükmü ile Yargıtay kararının mantığı farklı noktalara odaklanmaktadır. HMK m. 19/2'deki 'birden fazla yetkili mahkeme varsa seçtiği mahkemeyi bildirir' ifadesi, davalıya, kanunen mevcut olan birden fazla yetki seçeneği arasından (örneğin hem kendi ikametgahı hem de sözleşmenin ifa yeri) 'birini seçerek' gösterme hakkı ve yükümlülüğü getirir. Buradaki amaç, yetkisizlik kararı verildiğinde dosyanın gönderileceği mahkemenin net ve tek olmasını sağlamaktır. Yargıtay 12. Hukuk Dairesi'nin 2015/4958 K. sayılı kararındaki durum ise, borçlunun 'seçim yapmak' yerine, olası tüm yetkili yerleri (Antalya ve Sinanpaşa) art arda sıralayarak bir belirsizlik yaratmasıdır. Borçlu, 'yetkili yer Antalya'dır veya Sinanpaşa'dır' diyerek mahkemeye bir seçim sunmamış, aksine seçimi yine mahkemeye bırakmıştır. Bu durum, HMK m. 19/2'nin ruhuna aykırıdır. Kuralın amacı, itiraz edenin kendi tercihini net bir şekilde ortaya koyarak usuli süreci hızlandırmasıdır. Borçlu, 'Yetkili mahkeme şurasıdır' demek yerine 'şurası da olabilir, burası da olabilir' dediğinde, itirazını somut ve tek bir noktaya odaklamamış olur. Bu, itirazın dikkate alınmamasını gerektiren bir usul eksikliğidir. Çünkü mahkemenin yetkisizlik kararı vermesi halinde, dosyayı hangi mahkemeye göndereceği konusunda davalının iradesi net değildir. Dolayısıyla, Yargıtay kararı ile kanun metni arasında bir çelişki yoktur. Yargıtay, kanunun 'seçtiği mahkemeyi bildirir' ifadesini, 'birden fazla seçenek sunarak belirsizlik yaratmaz, net bir tercih yapar' şeklinde yorumlamıştır. Bu yorum, usul ekonomisi ilkesi ve itirazın ciddiyetiyle de uyumludur.