Hicret Aksoy başvurusunda AYM, başvurucunun, hakkında beraat kararı verilmesi nedeniyle açtığı tazminat davasında, gözaltı ve tutuklamanın hukuka aykırılığına ilişkin iddialarını da ileri sürmesini 'başvuru yollarının tüketilmesi' açısından yeterli görmüştür. Bu yaklaşım, AYM'nin A.A. kararında ortaya koyduğu ilkelerle nasıl örtüşmektedir?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #57787

Bu yaklaşım, AYM'nin A.A. [GK], B.No:2017/34502, 21/10/2021 tarihli pilot kararında ortaya koyduğu ilkelerle tam olarak örtüşmektedir. A.A. kararında AYM, Anayasa'nın 19. maddesinin üçüncü fıkrası (tutuklamanın hukukiliği) bağlamındaki şikayetler için etkili bir başvuru yolu olarak CMK m. 141 kapsamındaki tazminat davasını işaret etmiş, ancak bu yolun 'tüketilmiş' sayılması için belirli şartlar getirmiştir. AYM'ye göre, başvurucu sadece beraat ettiği için CMK m. 141/1-e'ye dayanarak tazminat talep etmekle yetinmemelidir. Bunun yanı sıra, dava dilekçesinde veya yargılama sırasında, hakkında uygulanan yakalama, gözaltı veya tutuklama tedbirinin neden 'hukuka aykırı' olduğunu (örneğin, kuvvetli suç şüphesi olmadan, ölçüsüz bir şekilde veya kanuna aykırı delillerle uygulandığını) açıkça ileri sürmelidir. Bu, başvurucunun şikayetini CMK m. 141/1-a ('Kanunlarda belirtilen koşullar dışında yakalanan, tutuklanan veya tutukluluğunun devamına karar verilen kişiler') kapsamında da dile getirdiği anlamına gelir. Hicret Aksoy kararında AYM, başvurucunun dava dilekçesinde, 'örgütle bağlantısını ortaya koyacak deliller olmamasına rağmen', 'bebeği olduğu halde kötü koşullarda gözaltına alındığı', 'sırf eşi nedeniyle operasyona dahil edildiği' gibi iddialarla gözaltı ve tutuklamanın hukuka aykırılığını somut olarak ileri sürdüğünü tespit etmiştir (§ 35). Başvurucu, salt beraat ettiği için tazminat istememiş, tedbirin en başından hukuka aykırı olduğunu savunmuştur. AYM, bu durumu, A.A. kararında aradığı 'tedbirlerin hukukiliğine ilişkin iddiaların açıkça ileri sürülmesi' şartının yerine getirildiği şeklinde yorumlamış ve bu nedenle başvuru yollarının tüketildiğine karar vermiştir (§ 46). Bu, AYM'nin, bireysel başvuru öncesinde derece mahkemelerine Anayasal şikayetleri inceleme ve giderme fırsatı tanınması ilkesine verdiği önemi göstermektedir.