Hicret Aksoy başvurusunda, başvurucunun ByLock kullandığı iddia edilen telefon hattının aslında eşi adına kayıtlı olması ve eşinin bu hattı önce kendisinin kullandığını söyleyip sonra bu beyanını değiştirmesi gibi olgular mevcuttur. Bir delilin (örneğin ByLock kaydı) bir kişiyle ilişkilendirilmesinde 'suç ve cezaların şahsiliği' ilkesi çerçevesinde mahkemelerin ne tür bir araştırma yapma yükümlülüğü vardır?
Ceza hukukunun temel ilkelerinden olan 'suç ve cezaların şahsiliği' (Anayasa m. 38/7), bir kimsenin ancak kendi fiilinden sorumlu tutulabileceğini, başkasının fiili nedeniyle cezalandırılamayacağını ifade eder. Bir delilin bir kişiyle ilişkilendirilmesi, yani o delilin o kişinin suç işlediğini gösterdiğinin kabulü için, bu ilke gereği mahkemelerin titiz bir araştırma yapma yükümlülüğü vardır. Hicret Aksoy kararındaki olgular çerçevesinde bu yükümlülükler şunlardır: 1. **Fiili Kullanıcının Tespiti:** Bir telefon hattının kimin adına kayıtlı olduğu, o hattı kimin fiilen kullandığı konusunda sadece bir karinedir. Özellikle aile içinde ortak telefon veya hat kullanımı yaygın olduğundan, mahkeme sadece resmi kayda göre hareket edemez. Başvurucunun savunmasında belirttiği gibi, hattın fiili kullanıcısının kim olduğunu kesin olarak tespit etmelidir. 2. **Çelişkili Beyanların Değerlendirilmesi:** Başvurucunun eşinin önce 'hattı eşim kullanıyordu' deyip sonra 'ben kullanıyordum' demesi gibi çelişkili beyanlar karşısında, mahkeme bu çelişkinin nedenini araştırmalı ve hangi beyanın diğer delillerle (HTS kayıtları, baz istasyonu verileri, tanık beyanları vb.) desteklendiğini ortaya koymalıdır. 3. **Teknik Verilerin Analizi:** ByLock gibi dijital bir delilin sadece varlığı yeterli değildir. Mahkeme, bu delilin içeriğini (kullanıcı adı, ID, yazışma içerikleri, eklenen kişiler) ve teknik verilerini (CGNAT kayıtları, IP adresleri, bağlantı zamanları, baz istasyonu bilgileri) getirtmelidir. Hicret Aksoy davasında mahkemeler, her iki hatta ilişkin ByLock HTS kayıtlarının ve görüşme HTS kayıtlarının, başvurucunun eşinin ikamet ve iş adresleriyle uyumlu olduğunu tespit ederek, her iki hattın da eş tarafından kullanıldığı sonucuna varmışlardır (§ 30, 31). Bu, suçun şahsiliği ilkesi gereği yapılan doğru bir araştırmadır. 4. **Şüpheden Sanık Yararlanır İlkesi:** Tüm bu araştırmalara rağmen, delilin (ByLock kaydının) sanık tarafından kullanıldığına dair 'her türlü şüpheden uzak, somut, kesin ve inandırıcı' bir delil elde edilemiyorsa, 'şüpheden sanık yararlanır' (in dubio pro reo) ilkesi gereği sanığın beraatine karar verilmelidir. Nitekim başvurucu hakkında verilen beraat kararının gerekçesi de budur (§ 32).