Bir sanığın, görülmekte olan bir davada hem yargı görevi yapan hakimi hem de bir tanığı, lehe karar vermeleri/beyanda bulunmaları için tehdit etmesi durumunda, TCK m. 277 açısından eylemin hukuki vasıflandırması nasıl yapılmalıdır? Bu durumda zincirleme suç (TCK m. 43) ve fikri içtima (TCK m. 44) hükümleri ile TCK m. 277/2'deki özel içtima kuralı nasıl bir araya gelir?
Sanığın tek bir suç işleme kararı altında, farklı zamanlarda fakat kısa aralıklarla hem hakimi hem de tanığı tehdit ederek TCK m. 277'deki suçu işlemesi durumunda, karmaşık bir içtima sorunu ortaya çıkar. Hukuki vasıflandırma şu şekilde yapılmalıdır: 1. **Zincirleme Suç (TCK m. 43/1):** Sanık, 'bir suç işleme kararının icrası kapsamında', 'değişik zamanlarda' aynı suçu (yargı görevi yapanı/tanığı etkileme) birden fazla kişiye (hakim ve tanık) karşı işlemiştir. Bu durum, TCK m. 43/1 kapsamında zincirleme suç hükümlerinin uygulanmasını gerektirir. Yani, sanığa TCK m. 277'den tek bir ceza verilecek ve bu ceza TCK m. 43/1 uyarınca artırılacaktır. 2. **Fikri İçtima (TCK m. 44) ve TCK m. 277/2:** Sanığın eylemi, aynı zamanda TCK m. 106'da düzenlenen 'tehdit' suçunu da oluşturmaktadır. Sanık, işlediği tek bir fiil (tehdit) ile hem tehdit suçunu hem de yargı görevi yapanı etkilemeye teşebbüs suçunu işlemiştir. Normalde bu durumda TCK m. 44 (fikri içtima) gereği en ağır cezayı gerektiren suçtan ceza verilmesi gerekir. Ancak TCK m. 277/2, bu durum için özel bir içtima kuralı getirmiştir: 'Birinci fıkradaki suçu oluşturan fiilin başka bir suçu da oluşturması halinde, fikri içtima hükümlerine göre verilecek ceza yarısına kadar artırılır.' Bu hüküm, 'bileşik suç' (TCK m. 42) benzeri, özel bir düzenlemedir ve TCK m. 44'e göre önceliklidir. **Sonuç Değerlendirmesi:** Mahkeme, öncelikle TCK m. 277/1'den temel cezayı belirlemelidir. Ardından, eylem aynı zamanda tehdit suçunu da oluşturduğu için, TCK m. 277/2'deki özel içtima kuralı gereğince bu temel cezayı yarısına kadar artırmalıdır. Son olarak, bu suç birden fazla kişiye (hakim ve tanık) karşı bir suç işleme kararıyla işlendiği için, TCK m. 43/1 uyarınca bulunan ceza üzerinden zincirleme suç artırımı yapmalıdır. Yargıtay 12. Ceza Dairesi'nin 2017/3156 E. sayılı kararında da benzer bir mantıkla, eylemin hem yalan tanıklığa azmettirme hem de TCK m. 277'yi oluşturduğu, fikri içtima gereği ağır olan suçtan (yalan tanıklık) ceza verilip TCK m. 277/2 uyarınca artırım yapılması gerektiği belirtilmiştir. Bu, özel içtima kuralının önceliğini göstermektedir.