Yargıtay 12. Hukuk Dairesi'nin 2014/31333 E. sayılı kararında, ceza mahkemesinde açılan sahtecilik davasının, icra takibine etkisinin ne olacağı tartışılmaktadır. HMK m. 209 hükmü ve ceza davasının varlığı, kendiliğinden icra takibini durdurur mu? Borçlunun bu durumda takibi durdurabilmek için başvurabileceği hukuki yollar nelerdir?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #57768

Yargıtay 12. Hukuk Dairesi'nin 2014/31333 E., 2015/6149 K. sayılı kararında ve Daire'nin yerleşik içtihatlarında belirtildiği üzere, ne HMK m. 209 hükmü ne de ceza mahkemesinde açılmış bir sahtecilik davasının varlığı, kendiliğinden icra takibini durdurur. Bunun nedenleri şunlardır: - **HMK m. 209'un Kapsamı:** Bu madde, genel mahkemelerde görülen bir davada, sahteliği iddia edilen bir senedin 'delil olarak' kullanılamayacağını ve bir işleme esas alınamayacağını düzenler. Bu hüküm, İcra ve İflas Kanunu'nda (İİK) özel usullerle düzenlenen icra takibini doğrudan etkilemez ve takibi durdurma sonucu doğurmaz. - **Ceza Davasının Etkisi:** Ceza davası ile hukuk davası (icra takibi dahil) birbirinden bağımsızdır. Ceza mahkemesinde sahtecilik davası açılması, savcılığa şikayette bulunulması veya soruşturma başlatılması, hukuk mahkemesinin veya icra dairesinin işlemlerini otomatik olarak durdurmaz. Ceza mahkemesindeki dava, icra mahkemesinde bekletici mesele yapılamaz. **Borçlunun Takibi Durdurma Yolları:** Borçlunun, sahtelik iddiasına dayanarak takibi durdurabilmesi için başvurabileceği hukuki yollar şunlardır: 1. **İİK m. 72 Kapsamında Menfi Tespit Davası Açmak:** Borçlu, genel mahkemelerde (asliye ticaret veya asliye hukuk) borçlu olmadığının tespiti için bir menfi tespit davası açabilir. Bu dava ile birlikte, mahkemeden takibin durdurulması yönünde bir 'ihtiyati tedbir' kararı talep edebilir. Mahkemenin, genellikle alacak tutarının belirli bir oranında (%15 veya daha fazla) teminat karşılığında ihtiyati tedbir kararı vermesi halinde icra takibi durur. 2. **Ceza Mahkemesinden Tedbir Kararı Alınması:** Sahtecilik davasının görüldüğü ceza mahkemesi veya soruşturmayı yürüten savcılık, CMK hükümleri uyarınca bir 'tedbir kararı' vererek icra takibinin durdurulmasını sağlayabilir. Ancak bu, uygulamada sık rastlanan bir durum değildir ve ceza mahkemesinin takdirindedir. Aksi takdirde, borçlunun sadece sahtelik iddiasında bulunması veya ceza davası açması, alacaklının yasal takip hakkını kullanmasını engellemez.