HMK m. 7 uyarınca, birden fazla davalı bulunması halinde dava, bunlardan birinin yerleşim yeri mahkemesinde açılabilir. Haksız fiilden kaynaklanan bir tazminat davasında, davalılardan biri süresinde ve usulüne uygun yetki itirazında bulunurken, diğer davalılar bulunmamıştır. Yargıtay 4. Hukuk Dairesi'nin 2018/5292 K. sayılı kararını esas alarak, mahkemenin yetki konusundaki kararının ne olması gerektiğini, HMK m. 7, m. 16 ve m. 19 hükümleri çerçevesinde gerekçelendiriniz.

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #57755

Somut olayda, Yargıtay 4. Hukuk Dairesi'nin 2018/3083 E., 2018/5292 K. sayılı kararında ele alınan duruma benzer bir hukuki sorun bulunmaktadır. Çözüm, HMK'nın ilgili maddelerinin birlikte değerlendirilmesini gerektirir: 1. **HMK m. 19/4:** Yetkinin kesin olmadığı davalarda, davalı süresi içinde ve usulüne uygun olarak yetki itirazında bulunmazsa, davanın açıldığı mahkeme yetkili hale gelir. Olayda, yetki itirazında bulunmayan davalılar açısından davanın açıldığı mahkeme (örneğin karardaki gibi ... Mahkemeleri) yetkili hale gelmiştir. 2. **HMK m. 7:** Davalı birden fazla ise dava, bunlardan birinin yerleşim yeri mahkemesinde açılabilir. Bu kural, davacıya bir seçimlik hak tanır. Yetki itirazında bulunmayan davalılar açısından davanın açıldığı mahkeme yetkili hale geldiğine göre, bu mahkeme artık davalılardan en az birinin (itiraz etmeyenin) yetkili mahkemesi konumundadır. Dolayısıyla, HMK m. 7 gereğince, diğer davalılar için de bu mahkeme yetkili sayılır. Bu durum, davalılar arasındaki dava arkadaşlığının bir sonucudur ve usul ekonomisine hizmet eder. 3. **HMK m. 16:** Haksız fiilden doğan davalarda, zararın meydana geldiği yer ya da zarar görenin yerleşim yeri mahkemesi de yetkilidir. Yargıtay kararında, davanın aynı zamanda zarara uğrayan kurumun bulunduğu yerde açıldığı, bu yerin de HMK m. 16 kapsamında yetkili olduğu belirtilmiştir. Bu da mahkemenin yetkisini pekiştiren ek bir gerekçedir. Sonuç olarak, davalılardan birinin usulüne uygun yetki itirazında bulunmaması, davanın açıldığı mahkemeyi o davalı yönünden yetkili kılar. HMK m. 7 uyarınca bu yetki, diğer davalılara da teşmil edilir. Bu nedenle, usulüne uygun itirazda bulunan diğer davalının yetki itirazının da reddedilerek davanın esasına girilmesi gerekir. Mahkemenin, itirazda bulunan davalı yönünden yetkisizlik kararı vermesi, HMK m. 7'nin ve Yargıtay'ın yerleşik içtihadının göz ardı edilmesi anlamına gelir ve hukuka aykırıdır.