Hicret Aksoy başvurusunda, Anayasa Mahkemesi'nin, soruşturma makamlarının yaklaşık bir yıl önce elde edilen bir beyana dayanarak başvurucuyu gözaltına almasını ölçülülük açısından sorunlu bulmasının temel nedeni nedir? Bu durum, gözaltı tedbirinin uygulanmasında 'güncellik' ve 'zorunluluk' unsurlarının önemini nasıl ortaya koymaktadır?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #57752

Hicret Aksoy başvurusunda (B. No: 2021/2107), AYM, gözaltı tedbirinin ölçülülüğünü denetlerken sadece başvurucunun kişisel durumunu (emziren anne olması) değil, aynı zamanda tedbirin uygulanma zamanlamasını da dikkate almıştır. Gözaltı kararının dayanağı, başvurucunun eşinin yaklaşık bir yıl önce (4/11/2016) kollukta verdiği ve daha sonra mahkemede değiştirdiği bir beyandır. AYM, bu kadar uzun bir süre geçtikten sonra, başka güncel bir delil veya aciliyet ortaya konulmadan, eski bir beyana dayanılarak gözaltı gibi ağır bir tedbire başvurulmasının neden 'gerekli' olduğunun somut olayın özelliklerinden anlaşılamadığını belirtmiştir (§ 65). Bu değerlendirme, gözaltı tedbirinin uygulanabilmesi için aranan 'zorunluluk' ve 'güncellik' unsurlarının önemini vurgular: 1. **Zorunluluk:** Gözaltı, soruşturmanın selameti için 'o an' başvurulması kaçınılmaz bir tedbir olmalıdır. Eğer soruşturma makamları bir delile ulaştıktan sonra aradan bir yıl gibi uzun bir süre geçirmişlerse, bu durum tedbire başvurmanın 'zorunlu' olmadığına karine teşkil eder. Zira bu süre zarfında delil karartma veya kaçma gibi riskler ya gerçekleşmemiştir ya da soruşturma makamları bu riskleri ciddiye almamıştır. 2. **Güncellik:** Koruma tedbirlerinin temelinde yatan tehlike ve şüphenin 'güncel' olması gerekir. Bir yıl önceki bir beyan, yeni delillerle desteklenmedikçe, tek başına güncel bir kaçma veya delil karartma şüphesini göstermeyebilir. AYM, bu yaklaşımıyla, soruşturma makamlarının ellerindeki delilleri keyfi bir zamanda kullanmalarını ve kişi hürriyetini orantısız bir şekilde kısıtlamalarını önlemeyi amaçlamaktadır. Dolayısıyla, gözaltı kararının meşruiyeti, sadece dayandığı delilin varlığına değil, aynı zamanda uygulanmasının zamanlaması ve o anki zorunluluğuna da bağlıdır.