TCK m. 277'de düzenlenen 'yargı görevi yapanı etkilemeye teşebbüs' suçunda, 6545 sayılı Kanun ile yapılan değişiklikle 'iltimas derecesini geçmeyen teşebbüs' için daha az ceza öngörülmüştür. 'İltimas' kavramı ile 'nüfuz icra etme' veya 'baskı yapma' arasındaki temel fark nedir? Bir avukatın, tanıdığı bir hakime davayla ilgili 'ricada bulunması' hangi kapsamda değerlendirilmelidir?
TCK m. 277'de düzenlenen suçun maddi unsurları; yargı görevi yapanı, bilirkişiyi veya tanığı hukuka aykırı olarak etkilemeye teşebbüs etmektir. Bu teşebbüs; emir verme, baskı yapma, nüfuz icra etme veya her ne surette olursa olsun hukuka aykırı etkileme şeklinde olabilir. 6545 sayılı Kanun değişikliği ile eklenen cümle, bu teşebbüsün 'iltimas' derecesinde kalması halinde daha hafif bir ceza öngörmüştür. - **Baskı Yapma ve Nüfuz İcra Etme:** Bu kavramlar, cebir, tehdit veya manevi bir zorlama içerebilen, yargı mensubunun iradesini sakatlamaya yönelik daha ağır eylemlerdir. 'Nüfuz icra etme', failin sahip olduğu makam, konum veya güçten kaynaklanan bir etkiyi kullanarak yargı mensubunu yönlendirmeye çalışmasıdır. 'Baskı yapma' ise daha doğrudan bir zorlama eylemini ifade eder. Her ikisi de yargı bağımsızlığına ve tarafsızlığına yönelik ciddi bir müdahaledir. - **İltimas:** TCK m. 277'nin gerekçesinde iltimas, 'hatıra binaen ricada bulunmak' olarak tanımlanmıştır. İltimas, baskı ve nüfuzdan farklı olarak, bir zorlama veya güç kullanımı içermez. Daha çok kişisel ilişkilere, tanışıklığa veya hatıra dayanarak, bir davanın lehe veya aleyhe sonuçlanması için yapılan basit bir ridadır. Cebir, tehdit veya nüfuz kullanma ağırlığında değildir. Bir avukatın, tanıdığı bir hakime davayla ilgili 'ricada bulunması' eyleminin niteliği, bu ricanın içeriğine ve söyleniş biçimine göre değişir. Eğer rica, sadece davanın akıbetini sormak veya usuli bir işlemi hatırlatmak gibi masum bir nitelikteyse suç oluşmaz. Ancak, dava dosyasına bakması, lehe bir karar vermesi gibi adil yargılamayı etkilemeye yönelik, hukuka aykırı bir sonuç doğurma amacı taşıyan bir rica ise, bu eylem 'iltimas' kapsamında değerlendirilir. Yargıtay 16. Ceza Dairesi'nin 2017/3897 E., 2018/104 K. sayılı kararında, notervasıtasıyla hakime ihtar çekme eylemi, baskı veya nüfuz icra etme olarak görülmemiş, suçun unsurlarının oluşmadığına işaret edilmiştir. Bu da mahkemenin, eylemin ağırlığını somut olaya göre değerlendirdiğini göstermektedir. Bu nedenle, avukatın ricası, eğer gerçeğin ortaya çıkmasını engelleme veya haksızlık oluşturma özel kastıyla yapılmışsa, TCK m. 277/1, son cümle kapsamında 'iltimas' suçunu oluşturacaktır.