Makalede, CMK m. 91/3'te toplu suçlarda öngörülen dört günlük gözaltı süresi için ayrı bir 'yol süresi' hesaplanmasının öngörülmediği belirtilmektedir. Buna rağmen uygulamada bu sürenin 'yol hariç' olarak hesaplanması, hukuki açıdan nasıl bir sorun teşkil eder?
Bu durum, kanunun lafzına ve kişi hürriyetinin kısıtlanmasına ilişkin kuralların 'dar yorumlanması' ilkesine aykırılık teşkil eder. CMK m. 91, gözaltı süresini düzenlerken, sadece bireysel suçlarda (24 saat) 'yakalama yerine en yakın hâkim veya mahkemeye gönderilmesi için zorunlu süre'nin (yol süresi) bu süreye dahil olmadığını açıkça belirtmiştir (m. 91/1). Ancak, toplu suçlar için azami 4 günlük süreyi düzenleyen m. 91/3'te, böyle bir 'yol süresi hariç' istisnasına yer verilmemiştir. Kanun koyucunun bu ayrımı bilinçli yaptığı kabul edilir. Kanunda açıkça belirtilmeyen bir istisnanın, yorum yoluyla ve sanık aleyhine olacak şekilde yaratılması, kanunilik ilkesini zedeler. Uygulamada bu dört günlük sürenin de 'yol hariç' olarak hesaplanması, kanunun tanımadığı bir ek süre yaratarak, şüphelilerin Anayasa ve kanunla güvence altına alınan azami gözaltı sürelerinden daha uzun süre hürriyetlerinden yoksun bırakılmaları sonucunu doğurur. Bu, Anayasa m. 19'a aykırı, hukuken sorunlu bir uygulamadır.