Yargıtay 12. Hukuk Dairesi'nin 2014/31333 E. sayılı kararının karşı oy yazısında, imza inkârı dışındaki sahtecilik iddiasını inceleme görevinin genel mahkemelere ait olduğu, icra mahkemesinin bu konuda görevli sayılmasının Anayasa'ya aykırı olacağı savunulmuştur. Bu görüşün temelinde yatan 'dar yetkili mahkeme' kavramı ne anlama gelir?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #57733

'Dar yetkili mahkeme' kavramı, bir mahkemenin bakabileceği dava türlerinin, inceleyebileceği delillerin ve yargılama usulünün kanunla sınırlı ve belirli bir alanla kısıtlanmış olması anlamına gelir. İcra mahkemeleri, bu tür mahkemelerin en tipik örneğidir. İcra mahkemelerinin görevi, icra ve iflas hukukundan kaynaklanan ve genellikle takibin seyrini etkileyen sınırlı sayıdaki uyuşmazlıkları, hızlı ve basit bir yargılama usulüyle çözmektir. Karşı oy yazısında, bu kavram şu şekilde kullanılmıştır: İcra mahkemeleri, genel mahkemeler gibi her türlü delili (örneğin tanık) serbestçe toplayıp değerlendiremez. Yargılama usulü yazılı delillere ve belirli belgelere dayanır. İmza inkârı dışındaki bir sahtecilik iddiası (tahrifat, senedin sonradan doldurulması vb.), genellikle tanık dinlemeyi, karmaşık bilirkişi incelemelerini ve geniş bir delil değerlendirmesini gerektiren, davanın esasına ilişkin bir uyuşmazlıktır. Bu tür bir inceleme, genel görevli mahkemelerin (asliye hukuk/ticaret) alanına girer. İİK'da bu konuda açık bir görev verilmemişken, yorum yoluyla dar yetkili icra mahkemesine bu görevin yüklenmesi, onun kanunla belirlenmiş sınırlı yetkisini aşması ve Anayasa'nın kanuni hakim güvencesine (m. 37) aykırılık oluşturması anlamına gelir.