Yargıtay 9. Hukuk Dairesi'nin 18.10.2022 tarihli, 2022/9580 E. sayılı kararında, davalı işverenin, davacının imzaladığı 'İbra Sözleşmesi' başlıklı belgedeki kendi imzasının bulunmamasını gerekçe göstererek belgeyi kabul etmediği görülmektedir. Bir ibranamenin geçerliliği için her iki tarafın (işçi ve işveren) imzasının bulunması zorunlu mudur?
Evet, zorunludur. İbraname, TBK m. 132'de tanımlanan, alacaklı ile borçlu arasında yapılan ve borcu sona erdiren bir 'sözleşme'dir. Hukukumuzda bir sözleşmenin kurulabilmesi için, tarafların karşılıklı ve birbirine uygun irade beyanlarının bulunması gerekir (TBK m. 1). Yazılı bir sözleşmede bu irade beyanları, tarafların imzalarıyla teyit edilir. Sadece işçinin imzasını taşıyan bir belge, işçinin tek taraflı bir feragat beyanı veya borcun ibra edildiğine dair bir kabulü olarak yorumlanabilir, ancak işverenin bu ibrayı kabul ettiğini gösteren bir iradesi (imzası) olmadığı için hukuken bir 'sözleşme' niteliği taşımaz. İşverenin bu belgeyi sonradan kabul etmemesi, sözleşmenin kurucu unsurlarından olan 'icap ve kabul'ün uyuşmadığını gösterir. Yargıtay kararında da, ibra sözleşmesinde davalı işveren yetkilisinin imzasının bulunmamasının, belgenin geçersizliğine bir gerekçe olarak tartışılabileceği ima edilmektedir. Dolayısıyla, bir ibranamenin hukuken geçerli bir sözleşme olarak kabul edilebilmesi için hem işçinin hem de işverenin (veya yetkili vekilinin) imzasını taşıması gerekir.