Bir sanık hakkında verilen ilk derece mahkemesi kararında, hem CMK m. 289/1-g uyarınca 'gerekçe yokluğu' hem de aynı fıkranın (h) bendi uyarınca 'savunma hakkının kısıtlanması' tespit edilmiştir. Bölge adliye mahkemesi, bu iki hukuka aykırılık halini nasıl birleştirmeli ve ne tür bir karar vermelidir?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #57718

Bölge adliye mahkemesi, bu iki hukuka aykırılık halini birleştirerek, her ikisinin de çözümü için tek bir usuli yola başvurmalıdır: CMK m. 280/1-g uyarınca duruşma açarak davayı yeniden görmek. CMK m. 280/1-e, hem (g) bendini (gerekçe yokluğu) hem de (h) bendini (savunma hakkının kısıtlanması) açıkça bozma nedenleri arasından çıkarmıştır. Bu, kanun koyucunun bu iki temel hukuka aykırılık halinin de BAM tarafından duruşma açılarak giderilmesini istediğini göstermektedir. Bu durumda BAM: - Duruşma açarak, ilk derecede kısıtlanan savunma hakkını sanığa tam olarak tanır (tanık sorgulama, delil sunma, son söz hakkı vb.). - Yargılama sonucunda, kendisi CMK m. 230'a uygun, tüm iddia ve savunmaları karşılayan, delilleri tartışan, tam ve yasal unsurları içeren 'gerekçeli' yeni bir hüküm kurar. Bu şekilde, duruşma açma yoluyla her iki hukuka aykırılık da tek bir süreçte ve en etkili şekilde telafi edilmiş olur. Bozma kararı vermesi veya başka bir yola başvurması mümkün değildir.