Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun 2015/2170 E. sayılı kararında, davacının dava açmakta 'hukuki yararı'nın olup olmadığı incelenirken, 'hukuki yarar' kavramının hangi unsurları taşıması gerektiği belirtilmiştir?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #57717

Kararda, doğrudan alıntı yapılan bir başka karar ve doktrin görüşleri ışığında, bir davada 'hukuki yarar'ın varlığından söz edebilmek için şu unsurları taşıması gerektiği belirtilmiştir: 1. **Hukuki ve Meşru Olma:** Talep edilen hukuki korumanın, hukuk düzeni tarafından haklı bulunan, korunmaya değer bir yarar sağlaması gerekir. Kanuna veya ahlaka aykırı bir menfaat için hukuki yarardan söz edilemez. 2. **Doğrudan ve Kişisel Olma:** Davacının bu davayı açmakta doğrudan ve kendisine ait bir çıkarının bulunması gerekir. Başkasının menfaati için veya dolaylı bir çıkarla dava açılamaz. 3. **Doğmuş ve Güncel Olma:** Dava açıldığı sırada, korunması gereken yararın mevcut ve güncel bir tehlike altında olması gerekir. Henüz doğmamış, varsayımsal veya gelecekteki bir tehlike için tespit davası açılamaz. 4. **Mahkeme Kararına İhtiyaç Bulunması:** Davacının, hakkını elde edebilmesi veya hukuki durumunu koruyabilmesi için bir mahkeme kararına ihtiyacı olmalıdır. Mahkeme kararı olmadan da aynı sonuca ulaşabiliyorsa, hukuki yarar yoktur. Kurul, bu unsurlar çerçevesinde, işverenin 'grev yasağı yoktur' tespitini istemesinin, kendi aleyhine bir sonuç doğuracağı için 'meşru' bir yarar içermediği sonucuna varmıştır.