Yargıtay 15. Hukuk Dairesi'nin 2015/607 E. sayılı kararında, davalının imzasını inkâr ettiği bir teslim tutanağına ilişkin olarak, mahkemenin sadece dosyaya sunulan bir 'uzman görüşü'ne dayanarak karar vermesi neden eksik inceleme olarak kabul edilmiştir? Mahkemenin izlemesi gereken doğru usul nedir?
Mahkemenin sadece taraflardan birinin sunduğu özel 'uzman görüşü'ne (HMK m. 293) dayanarak karar vermesi, bu delilin tarafsız ve objektif bir bilirkişi raporu (HMK m. 266) niteliğinde olmaması nedeniyle eksik inceleme olarak kabul edilmiştir. Uzman görüşü, taraflardan birinin kendi iddiasını desteklemek için aldığı bir rapordur ve mahkemeyi bağlamaz, sadece bir takdiri delildir. İmza inkârı gibi teknik bir konuda, uyuşmazlığın çözümü için mahkemenin tarafsız bir uzmandan rapor alması esastır. Yargıtay'a göre mahkemenin izlemesi gereken doğru usul şuydu: 1. **Mukayese Materyali Toplama:** Davalının imzasının bulunduğu resmi kayıtlardan (noter, banka, nüfus müdürlüğü vb.) imzalarını getirtmeli ve ayrıca mahkeme huzurunda davalıdan örnek imzalar almalıdır. 2. **Bilirkişi İncelemesi:** Toplanan bu mukayeseye elverişli imza örnekleri ile ihtilaflı belgedeki imzayı karşılaştırması için, dosyayı Adli Tıp Kurumu veya alanında uzman bir grafoloji bilirkişisine göndererek rapor almalıdır (HMK m. 208, 211). 3. **Değerlendirme:** Mahkeme, bu tarafsız bilirkişi raporu ışığında, inkâr edilen imzanın davalıya ait olup olmadığına karar vermeli ve hükmünü buna göre kurmalıdır. Sadece tek taraflı bir uzman görüşüne dayanarak karar vermek, adil yargılanma hakkını ve delillerin usulüne uygun toplanması ilkesini ihlal eder.