Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun 2015/2170 E. sayılı kararında, YHK kararlarının 'kesin' olmasının, bu kararlara karşı bir itiraz mercii bulunmadığı anlamına geldiği belirtilmiştir. Bu durum, YHK kararlarına karşı Anayasa Mahkemesi'ne bireysel başvuru veya AİHM'e başvuru yollarını da kapatır mı?
Hayır, kapatmaz. YHK kararlarının mülga 2822 sayılı Kanun m. 55 anlamında 'kesin' olması, ulusal hukuk içindeki 'olağan kanun yollarına' (temyiz, karar düzeltme gibi) kapalı olduğu anlamına gelir. Yani, bu kararlar idari veya adli bir merci önünde itiraza veya temyize tabi değildir. Ancak bu durum, temel hak ve hürriyetlerin ihlal edildiği iddiasıyla Anayasa Mahkemesi'ne bireysel başvuru (Anayasa m. 148) veya Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi'ne (AİHM) başvuru yollarını kapatmaz. Eğer YHK'nın bir kararı, sendika hakkı (AİHS m. 11), adil yargılanma hakkı (AİHS m. 6, YHK'nın yargı organı niteliği tartışmalı olsa da sürecin adilliği açısından) veya mülkiyet hakkı (AİHS Ek Protokol 1) gibi temel bir hakkı ihlal eder nitelikteyse, ulusal düzeyde başka bir etkili başvuru yolu bulunmadığı için, bu karar doğrudan Anayasa Mahkemesi'ne bireysel başvuru konusu yapılabilir. AYM yolunun tüketilmesinden sonra ise AİHM'e başvurulabilir. 'Kesinlik' ifadesi, sadece iç hukuktaki olağan kanun yolları açısından geçerlidir.