Yargıtay 1. Ceza Dairesi'nin 2007/5588 E. sayılı kararında, sanıklara iddianamenin ve duruşma gününü bildiren çağrı kağıdının duruşmadan sadece 4 gün önce tebliğ edilmesi, CMK'nın hangi maddelerine aykırılık olarak kabul edilmiştir ve bu aykırılığın giderilmesi için mahkemenin ne yapması gerekirdi?
Bu durum, CMK'nın iki maddesine aykırılık olarak kabul edilmiştir: 1. **CMK m. 176/4:** Bu madde, 'çağrı kâğıdının tebliğiyle duruşma günü arasında en az bir hafta süre bulunması gerekir.' hükmünü amirdir. Olayda tebliğ ile duruşma arasında sadece 4 gün olması, bu emredici kuralın ihlalidir. 2. **CMK m. 190/2:** Bu madde, m. 176'daki bir haftalık süreye uyulmamışsa, sanığa 'duruşmaya ara verilmesini istemeye hakkı olduğunun hatırlatılması' gerektiğini düzenler. Kararda, mahkemenin bu hatırlatmayı da yapmadığı belirtilmiştir. Bu aykırılığın giderilmesi için mahkemenin, duruşmanın başında sanıklara, savunmalarını hazırlamaları için yeterli süre tanınmadığını, bu nedenle duruşmaya ara verilmesini talep etme hakları olduğunu açıkça sorması ve hatırlatması gerekirdi. Sanıklar süre talep etseydi, mahkeme duruşmaya makul bir süre ara vermek zorunda kalacaktı. Bu usuli güvenceler sağlanmadan yargılamaya devam edilmesi, savunma hakkının kısıtlanması olarak kabul edilmiş ve hükmün bozulmasına neden olmuştur.