Sanığın, bir davada tanıklık yapacak olan kişiye, 'Seni döverim, benim aile işime karışma' şeklinde sözler söylemesi, ancak bu olayın henüz boşanma davası açılmadan önce gerçekleşmesi, Yargıtay 12. Ceza Dairesi'nin 2017/4300 E. sayılı kararına göre neden TCK m. 277 (yargı görevi yapanı etkileme) suçunu oluşturmaz?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #57689

Bu eylemin TCK m. 277'deki suçu oluşturmamasının temel nedeni, suçun 'görülmekte olan bir dava' unsurunun olayda bulunmamasıdır. TCK m. 277, suçun maddi unsuru olarak, etkileme teşebbüsünün 'görülmekte olan bir davada' (veya 2014 değişikliği öncesi 'yapılmakta olan bir soruşturmada') gerçekleşmesini şart koşar. 'Görülmekte olan dava', bir davanın yetkili ve görevli mahkemede açılmış ve yargılamasının devam ediyor olması anlamına gelir. Karara konu olayda ise sanığın tehdit eylemi, boşanma davası 'henüz açılmadan önce' gerçekleşmiştir. Ortada görülmekte olan bir dava olmadığı için, suçun bu temel unsuru eksiktir. Bu nedenle Yargıtay, sanığın eyleminin TCK m. 277'yi değil, sadece unsurları oluşan TCK m. 106/1'deki tehdit suçunu oluşturduğuna karar vermiştir.