Bir sanığın, cinsel organını belirli bir mağdura göstermesi ve ardından onun arkasından koşması eylemi, Yargıtay tarafından hangi suç veya suçları oluşturduğu kabul edilmiştir? Bu durumda zincirleme suç hükümleri uygulanabilir mi?
Yargıtay 18. Ceza Dairesi'nin 28.09.2016 tarihli, 2016/8933 E. sayılı kararında bu eylem, TCK m. 105'te düzenlenen 'cinsel taciz' suçu olarak nitelendirilmiştir. Sanığın cinsel organını göstermesi başlı başına cinsel taciz suçunu oluştururken, mağdurun kaçması üzerine arkasından cinsel organını elinde tutarak koşması da bu cinsel taciz eyleminin devamı niteliğinde görülmüştür. Bu durumda zincirleme suç (TCK m. 43) hükümlerinin uygulanıp uygulanmayacağı, eylemlerin tek bir suç işleme kararı altında, aynı mağdura karşı kısa zaman aralıklarıyla işlenip işlenmediğine bağlıdır. Karardaki olayda, 'cinsel organı gösterme' ve 'arkasından koşma' eylemleri, aynı olayın kesintisiz bir devamı niteliğinde olduğu için tek bir cinsel taciz suçu olarak kabul edilmiştir. Ancak, sanık aynı mağdura farklı zamanlarda birden fazla kez benzer eylemlerde bulunsaydı, o zaman eylemler arasında hukuki kesinti olup olmadığına bakılarak zincirleme suç hükümlerinin uygulanması gündeme gelebilirdi. Olayda ise eylemler tek bir fiil olarak kabul edildiğinden zincirleme suç tartışması yapılmamıştır.