6100 sayılı HMK'nın 19. maddesinin 4. fıkrası uyarınca, yetkinin kesin olmadığı bir davada, davalının süresinde ve usulüne uygun olarak yetki itirazında bulunmaması, davayı açan mahkemeyi yetkili hale getirir. Bu kuralın, 'davalının birden fazla olması' (HMK m. 7) durumuyla birleştiğinde ortaya çıkardığı sonucu bir örnekle açıklayınız.
Örneğin, İstanbul'da ikamet eden A, Ankara'da ikamet eden B ve İzmir'de ikamet eden C'ye karşı, haksız fiilin Bursa'da işlendiği bir tazminat davasını, tamamen yetkisiz olan Adana Asliye Hukuk Mahkemesi'nde açsın. Davalılardan A (İstanbul) süresi içinde cevap verip yetki itirazında bulunmamış, B (Ankara) ve C (İzmir) ise süresinde ve usulüne uygun olarak yetki itirazında bulunmuş olsun. Bu durumda: 1. Davalı A yetki itirazında bulunmadığı için, HMK m. 19/4 uyarınca Adana Mahkemesi, davalı A yönünden yetkili hale gelir. 2. Adana Mahkemesi artık davalılardan biri için yetkili olduğundan, HMK m. 7/1 ('Davalı birden fazla ise dava, bunlardan birinin yerleşim yeri mahkemesinde açılabilir.') uyarınca, diğer davalılar B ve C için de 'ortak yetkili mahkeme' haline gelir. 3. Sonuç olarak, mahkeme, B ve C'nin usulüne uygun yaptığı yetki itirazlarını, 'davalılardan A için yetkili hale geldiği ve bu nedenle HMK m. 7 gereği artık tüm davalılar için yetkili olduğu' gerekçesiyle reddederek davaya bakmaya devam etmelidir. Yargıtay 4. Hukuk Dairesi'nin 2018/3083 E. sayılı kararı bu mantığı desteklemektedir.