HMK m. 209/3, senede dayanılarak verilmiş ihtiyati tedbirin sahtelik iddiasından etkilenmeyeceğini belirtir. Bu kuralın ardındaki temel mantık (ratio legis) nedir?
Bu kuralın ardındaki temel mantık (ratio legis), 'hakkın kötüye kullanılmasını önlemek' ve 'alacaklının hukuki korumadan yoksun kalmasını engellemektir'. İhtiyati tedbir (veya ihtiyati haciz), alacaklının, ileride alacağı muhtemel bir ilamı icra edememe tehlikesine karşı, alacağını güvence altına almak için başvurduğu geçici bir hukuki korumadır. Eğer borçlunun, sadece bir sahtelik iddiası ileri sürerek, alacaklının bu güvencesini kolayca ortadan kaldırmasına izin verilseydi, bu durum borçlular tarafından kötü niyetli bir şekilde kullanılabilirdi. Borçlular, borcu ödemeyi geciktirmek veya alacaklının takibinden kurtulmak amacıyla asılsız sahtelik iddialarında bulunarak ihtiyati tedbirleri kaldırtma yoluna gidebilirlerdi. Kanun koyucu, bu riski öngörerek, sahtelik iddiasının ispatlanmış bir olgu haline gelene kadar (yani bir mahkeme kararıyla sabit olana kadar), alacaklının mevcut hukuki korumasının devam etmesini sağlamıştır. Bu, alacaklının hakları ile borçlunun savunma hakları arasında bir denge kurma çabasıdır.