Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun 2015/2170 E. sayılı kararında, davacı işveren, işyerinin grev yasağı kapsamında olmadığının tespitini istemektedir. Bu davanın kabul edilmesi halinde, işveren açısından ortaya çıkacak hukuki ve fiili sonuç ne olurdu? Kurul'un, davacının 'hukuki yararı olmadığı' sonucuna varmasının temel mantığı bu açıdan nedir?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #57669

Bu davanın kabul edilmesi, yani mahkemenin 'işyerinde grev yasağı yoktur' şeklinde bir tespit kararı vermesi halinde, ortaya çıkacak hukuki sonuç, işçi sendikasının o işyerinde 'grev kararı alma ve uygulama' hakkının doğması olurdu. Fiili olarak ise işveren, yasal bir grevle karşı karşıya kalma riski altına girerdi. Grev, işçilerin üretimi durdurarak işverene ekonomik olarak baskı yapmasını amaçlayan bir haktır ve işveren için üretim kaybı, kar kaybı, müşteri kaybı gibi olumsuz sonuçlar doğurur. Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun, davacının 'hukuki yararı olmadığı' sonucuna varmasının temel mantığı da budur. Hukuki yarar, bir davanın açılmasında, davacının lehine, korunmaya değer bir çıkarının bulunmasıdır. Oysa bu davada, davanın kabulü, davacı işverenin lehine değil, doğrudan aleyhine bir durum olan grev tehdidini yasal ve meşru hale getirecektir. Bir kişinin, kendi aleyhine sonuç doğuracak bir tespit kararı alınmasını istemesinde, hukuken korunacak bir yararı yoktur. Bu nedenle Kurul, davacının talebinin kendi menfaatleriyle çeliştiğini ve bu nedenle dava açmakta hukuki yararı bulunmadığını kabul ederek, davanın bu (değişik) gerekçeyle reddi gerektiğine karar vermiştir.